ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Cumartesi Anneleri 1120. haftada 12 Eylül kayıplarını ve Kenan Bilgin’i andı
Gündem

Cumartesi Anneleri 1120. haftada 12 Eylül kayıplarını ve Kenan Bilgin’i andı

Galatasaray Meydanı’ndaki 1120. hafta buluşmasında Cumartesi Anneleri, 12 Eylül dönemindeki işkence, idam ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenleri andı. Açıklamada, 1994’te Ankara’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Kenan Bilgin’in akıbetinin hâlâ açıklanmadığı ve sorumluların yargılanmadığı belirtildi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 12 Eylül 2026 20:50·Güncelleme: 12 Eylül 2026 20:56·4 dk okumaBu haber 664 kez okundu
Cumartesi Anneleri 1120. haftada seslendi: '12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmadık'
Cumartesi Anneleri 1120. haftada seslendi: '12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmadık'
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı. Kayıp yakınları 1120. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.

12 EYLÜL'DE İŞKENCE SİSTEMATİK BİR UYGULAMAYA DÖNÜŞTÜ Açıklamada, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerinden 46 yıl geçtiği belirtilirken faşist cunta yönetiminin işkenceleri, idamları ve faili meçhul cinayetleri vurgulandı: 46 yıl önce başlayan karanlık dönemde insanların yalnızca özgürlükleri değil, hayatları da ellerinden alındı.

Evlerinden gözaltına alınanlar, cezaevlerine konulanlar, işkenceden geçirilenler, idam edilenler, öldürülenler ve bir daha kendilerinden haber alınamayanlar oldu. Askeri darbeler, devletin hukuku askıya aldığı, insan hayatını ve haklarını değersizleştirdiği dönemlerdir.

12 Eylül de devlet gücünün sınırsızlaştırıldığı, işkencenin sistematik bir uygulamaya dönüştüğü, insanların yaşam hakkının ve özgürlüklerinin yok sayıldığı böyle bir dönemdi. Gözaltında kaybetmeler de bu anlayışın en ağır sonuçlarından biri oldu. İnsanlar devlet görevlileri tarafından gözaltına alındı, işkence gördü ve ardından varlıkları inkâr edildi. Akıbetleri gizlendi.

Yakınlarına yıllarca süren bir belirsizlik ve acı bırakıldı. DARBENİN KURDUĞU DÜZEN SONA ERMEDİ Kayıp yakını Ümit Efe'nin okuduğu açıklamada, 12 Eylül’ün ardından fiili darbe dönemi sona erse de darbenin kurduğu düzenin sona ermediği ve bütün kurumlarıyla bugüne taşındığı ifade edildi: 12 Eylül’ün ardından fiili darbe dönemi sona erse de darbenin kurduğu düzen sona ermedi.

İnkâr ve cezasızlık anlayışı, farklı biçimlerde sivil yönetimler döneminde de sürdürüldü. Anayasası, yasaları, kurumları ve zihniyetiyle 12 Eylül rejiminin mirası bugüne kadar taşındı. Bugün 12 Eylül’ün üzerinden 46 yıl geçti. Ancak 12 Eylül döneminde işlenen ağır suçlarla yüzleşilmedi. İşkenceler, ölümler ve gözaltında kaybetmelerin sorumluları hesap vermedi.

Böylece darbe döneminde daha da kök salan cezasızlık, sonraki yıllarda yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin de önünü açtı. Bu nedenle 12 Eylül’ü yalnızca geçmişte kalmış bir askeri darbe olarak görmüyoruz. 12 Eylül’ün inkâr ve cezasızlık mirasıyla yüzleşmeden, gözaltında kaybetmelerle ve devlet eliyle işlenen ağır suçlarla hesaplaşmadan gerçek bir demokratikleşmenin mümkün olmadığını biliyoruz.

KENAN BİLGİN'İN AKIBETİ SORULDU Açıklamada, 32 sene önce Ankara Dikmen'de gözaltına alınarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Kenan Bilgin'in akıbeti de soruldu.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: 35 yaşındaki Kenan Bilgin, 12 Eylül 1994 tarihinde Ankara Dikmen’deki bir otobüs durağından gözaltına alındı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü. Ailesi, avukatları ve İnsan Hakları Derneği, Kenan’a ulaşmak için girişimlerde bulundu. Ancak Ankara Emniyeti, Kenan’ın gözaltına alındığını inkâr etti. Bunun üzerine 11 tanık ortaya çıktı.

Tanıklar, Kenan Bilgin’i Ankara Emniyeti’nde gözaltında ve işkencede gördüklerini kamuoyuna açıkladılar. Bilgin Ailesi, Kenan’ın bulunması ve akıbetinin ortaya çıkarılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.

'BAŞSAVCI ANKARA’DAN SÜRÜLDÜ' Kenan’ı bulmak, sorumlulara ulaşmak ve etkili bir soruşturma yürütmek için girişimde bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Selahattin Kemaloğlu’nun görevini yapması engellendi ve Ankara’dan sürüldü. Soruşturmayı devralan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özden Tönük ise ailenin ve tanıkların başvuruları üzerine gerekli soruşturma işlemlerini gerçekleştirmedi. Tanık Ö. A. ve M. Y.

, 'Kenan Bilgin’i hücreden alıp götüren polisleri teşhis edebileceklerini' söylemelerine rağmen bu yönde hiçbir işlem yapılmadı. 'DOSYA KAPATILDI' Bunun yerine tanıkların polisi ve devleti küçük düşürmeye yönelik gerçek dışı iddialarda bulunduklarını ileri süren üç sayfalık bir rapor hazırlandı ve dosya kapatıldı. İç hukuk yollarında sonuç alamayan Bilgin Ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

AİHM yargıçları Ankara’ya gelerek araştırma ve incelemelerde bulundu. Tanıkları, savcıları ve polis yetkililerini dinledi. Kenan Bilgin’in tutulduğu gözaltı merkezine giderek tanık anlatımlarının mekânsal olarak mümkün olup olmadığını yerinde inceledi.

Mahkeme, Kenan Bilgin’in 12 Eylül 1994 tarihinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını ve 3 Ekim 1994 tarihine kadar güvenlik güçlerinin elinde bulunduğunu tespit etti. Bu süreçte Kenan’ın gözaltında tutulduğuna ilişkin hiçbir resmi kayıt tutulmadığını belirledi ve Türkiye’yi oybirliğiyle mahkûm etti. (AİHM, 17. 07.

2001, Başvuru No: 25659/94) Ancak AİHM kararına rağmen Kenan Bilgin’in akıbetini ortaya çıkarmaya yönelik etkili bir soruşturma yürütülmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, AİHM’in tespitlerine rağmen “Kenan Bilgin’in Ankara Emniyeti’ne bağlı nezarethanelerden birine alındığına dair hiçbir veriye ulaşılamadığını” belirterek dosyada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.

Karara yapılan itirazlar da reddedildi. 'AKIBETİ KARANLIKTA BIRAKILDI' Böylece Kenan Bilgin’in akıbeti 32 yıldır karanlıkta bırakıldı. Devletin elinde olduğu AİHM kararıyla tespit edilen Kenan’ın nerede olduğu açıklanmadı. Onu gözaltında gören tanıkların anlatımları etkili biçimde soruşturulmadı. Sorumlular yargı önüne çıkarılmadı.

Kenan Bilgin’in hikâyesi, 12 Eylül’ün yalnızca bir darbe gecesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Darbe döneminde kurulan inkâr ve cezasızlık düzeninin, yıllar sonra da insanları nasıl kaybedebildiğini; ailelerini ise hakikatten ve adaletten mahrum bırakabildiğini gösteriyor. Biz Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık.

Onların akıbetini sormaktan, hakikati aramaktan ve adalet talebinden vazgeçmeyeceğiz.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

21:10

Bolu Gerede’de geri dönüşüm deposunda yangın: 1 çalışan hafif yaralandı

21:04

Konyaspor, Trabzonspor karşısında Toth’un golüyle öne geçti

20:56

Şebnem Ferah, Antalya’dan Harbiye’ye Beş Yeni Konser Ekledi

20:48

Mustafakemalpaşa’da Tarım İşçilerini Taşıyan Minibüs Traktöre Çarptı: 10 Yaralı

20:40

Benzine litre başına 3,20 TL zam bekleniyor

20:36

Ziraat Bankası emekli promosyonu maaşa göre 5 bin-12 bin TL arasında

20:35

Gerede’de geri dönüşüm fabrikasında yangın: Müdahale sürüyor

Erdoğan: 12 Eylül'ün insanımıza yaşattıklarını asla unutmayacağızGündem12 Eyl 17:25

Erdoğan: 12 Eylül’ün yaşattıklarını unutmayacağız, darbelere izin vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül Askerî Darbesi’nin 46’ncı yılında yayımladığı mesajda, mağdur edilen vatandaşların yaşadığı sıkıntıları hâlen hissettiklerini belirtti. Erdoğan, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunun darbelerle sekteye uğratılmasına yeniden izin vermeyeceklerini söyledi.
Iğdır'daki araç kazasında şehit olan askerimiz son yolculuğuna uğurlandıGündem12 Eyl 18:17

Şehit piyade sözleşmeli er Ziyar Koparan, Yüksekova’da toprağa verildi

Iğdır’ın Aralık ilçesindeki askeri araç kazasında şehit olan piyade sözleşmeli er Ziyar Koparan için Yüksekova’da tören düzenlendi. Koparan’ın naaşı, Mustafa Zeydan Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Akalın Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Bahçelievler’de 5 katlı binanın istinat duvarı çöktüGündem12 Eyl 17:01

Bahçelievler’de temel kazısı sırasında 5 katlı binanın istinat duvarı çöktü

İstanbul Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında yürütülen temel kazısı sırasında bitişikteki 5 katlı apartmanın istinat duvarı çöktü, merdivenler hasar gördü. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, itfaiye ve belediye ekiplerinin çalışmalarının ardından binaya giriş çıkışlar kontrollü şekilde yeniden sağlandı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri