Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Türkiye’de şirketlerin yüzde 28,3’ü kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımı kullanırken müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) kullananların oranı yüzde 12’de kalıyor. TÜİK’in 2025 Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması, şirketlerin kaynak planlamasında dijitalleşirken müşteri süreçlerinin sistemleştirilmesinde aynı hızın yakalanamadığını gösteriyor. Yapay zekâ, otomasyon ve low-code teknolojilerindeki gelişmeler ise CRM’in rolünü veri kaydeden bir sistemden, şirket geçmişini analiz ederek karar ve aksiyon üreten bir yapıya doğru taşıyor. TÜİK verilerine göre ücretli bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı yüzde 20,4’e, sosyal medya kullananların oranı yüzde 55,2’ye ulaşırken CRM kullanımı özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde daha düşük seyrediyor. 10-49 çalışanlı girişimlerde CRM kullanım oranı yüzde 9,9’a kadar geriliyor. Buna karşılık birçok şirkette müşteri süreçleri hâlâ Excel tabloları, e-posta, mesajlaşma uygulamaları, muhasebe programları ve farklı yazılımlar arasında yürütülüyor. Bu parçalı yapı yalnızca veri dağınıklığı yaratmıyor. Aynı müşterinin farklı sistemlerde tekrar tutulmasına, takiplerin kişilere bağımlı kalmasına, fırsatların hangi aşamada kaybedildiğinin görülememesine ve yönetimin satış sürecinin tamamını tek noktadan izleyememesine neden olabiliyor. İsa Demirci, bu tablonun zamanla normalleştiğine dikkat çekerek, “Ortaya düzensizliğin kendisinin düzen hâline geldiği bir yapı çıkıyor. Şirket bir süre sonra bu dağınıklığa alışıyor ve onu bir eksiklik olarak değil, çalışma biçimi olarak kabul ediyor” dedi. Eksenium Kurucusu İsa Demirci, CRM’in yapay zekâyla birlikte yeni bir evreye girdiğini belirterek, “Bugün birçok şirkette CRM hâlâ verinin girildiği, saklandığı ve raporlandığı bir sistem olarak görülüyor. Bundan sonraki aşamada şirketin kendi geçmişini okuyarak hangi satışın risk altında olduğunu, hangi müşterinin takip edilmesi gerektiğini ve bir sonraki aksiyonun ne olması gerektiğini önerecek. Asıl değişim, CRM’in kayıt tutulan yerden işin yürütüldüğü ve karar üretildiği yere dönüşmesi olacak. Şirketlerin rekabeti yalnızca hangi yapay zekâ modelini kullandıklarıyla değil, kendi verilerini ne kadar doğru ve anlamlı kullanabildikleriyle şekillenecek” dedi.