Çimento fabrikasına karşı adalet nöbeti devam ediyor
Muğla’da iki kez mahkeme kararıyla iptal edilen Bayır-Deştin Entegre Çimento Fabrikası projesine üçüncü kez verilen “ÇED Olumlu” kararı sonrası Muğla İdare Mahkemesi önünde başlatılan ‘adalet nöbeti’ 5. haftasında devam etti.
Çimento fabrikasına karşı adalet nöbeti devam ediyor
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırı olan Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen “Entegre Çimento Fabrikası” projesine karşı köylülerin yaklaşık 30 yıllık mücadelesi devam ediyor. Mahkeme tarafından iki defa iptal edilen projeye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2009/7 Genelgesi 3.
defa “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED)” olumlu kararı vermesi sonrası Muğla Büyükşehir Belediyesi ve yurttaşlar ile Akdeniz Yeşilleri Derneği bu kararın iptali için Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davada keşif heyeti projeyi “teknik usullere, kamu yararına ve çevre mevzuatına uygun ve olumlu” bulması sonrası yurttaşlar, 3 Eylül’de Muğla İdare Mahkemesi önünde “Adalet nöbeti”ne başladı.
Image
“RAPORLAR HÜKÜMSÜZDÜR” Nöbetin 5. günün de adliye önünde yapılan basın açıklamasında “Muğla’mızın ve Deştin’in toprağını, suyunu, zeytinini ve ormanını korumak için başlattığımız adalet nöbetimizde bir kez daha yan yanayız. Aylardır yılmadan, yorulmadan sürdürdüğümüz bu haklı direnişte, yüreğimizdeki umut her zamankinden daha taze, inancımız her zamankinden daha güçlü!
Biliyoruz ki; toprağına, sevdiklerine ve yaşam alanlarına sahip çıkanların karşısında hiçbir güç duramaz. Bildiğiniz üzere, yaşam alanlarımızı bir avuç ranta teslim etmek isteyenlerin sığındığı ‘bilirkişi skandalı’ tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Gerçeklerin er ya da geç, inatla ortaya çıkmak gibi güzel bir huyu vardır.
Doğanın sesini bastırmak, ağaçlarımızın çığlığını susturmak için masa başlarında hazırlanan, bilime ve vicdana aykırı o taraflı raporlar artık kamuoyu ve tarih önünde hükümsüzdür” denildi.
“O RAPORLARIN HESABI SORULANA KADAR BU SÜRECİN PEŞİNİ ASLA BIRAKMAYACAĞIZ” Yargı makamlarına ve yetkililere seslenilen açıklamada, “Bu büyük skandalın ardından adaletin daha fazla gecikmesine, doğamızın bir gün daha tahrip edilmesine tahammülümüz kalmamıştır. Bir an önce, derhal yürütmeyi durdurma kararının verilmesini talep ediyoruz!
Aynı zamanda, bilime, meslek etiğine ve doğaya ihanet eden, bu skandalın sorumlusu olan bilirkişiler hakkında derhal idari ve adli soruşturmaların başlatılmasını bekliyoruz. Bizler adalet yerini bulana, o raporların hesabı sorulana kadar bu sürecin peşini asla bırakmayacağız!
Dostlar, bizler burada sadece doğa katliamına karşı direnmiyoruz; aynı zamanda yaşamı, neşeyi, birliği ve umudu da savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“ZEYTİN AĞAÇLARININ GÖLGESİNDE OMUZ OMUZA OLACAĞIZ” Cumartesi günü Deştin Festivali’nin yapılacağı hatırlatılan açıklamada, “İşte bu yüzden, direnişimizin neşesini ve dayanışmamızın gücünü taçlandırmak için bu Cumartesi günü hep birlikte coşkuyla gerçekleştireceğimiz Deştin Festivali’nde buluşuyoruz! Cumartesi günü türkülerimizle, halaylarımızla, zeytin ağaçlarının gölgesinde omuz omuza olacağız.
Festivalimiz, doğaya ve yaşama olan sevdamızın, teslim olmayan irademizin en güzel ilanı olacak. Umutluyuz, çünkü haklıyız! Umutluyuz, çünkü yanyanayız! Tüm Muğla halkını, tüm yaşam savunucularını bu Cumartesi günü festivalimizde bir araya gelmeye, dayanışmayı ve umudu birlikte yeşertmeye davet ediyoruz. Biz kazanacağız, doğa kazanacak, Deştin yeşil kalacak! Direne direne kazanacağız!” denildi.