"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın beşinci duruşması görüldü
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. İki yılda şahsının 20 ye yakın davayla muhatap edildiği bir süreç yaşatıldığını söyleyen İmamoğlu, Mevcutta 13 tane ceza davasıyla mücadele etmekteyim.
Bu mahkemelerde de 23 e yakın hakim değişikliği yapılarak adil yargılanmamın tümüyle engellendiği bir ortamı yaşamaktayım. 23 e yakın diyorum, artık ben sayamıyorum, kaç kişi değişti, kim geldi, kim gitti, kim kimdir? Bir mahkemeden öbür mahkemeye hakimleri bile tanıyamaz duruma geldik. ifadelerini kullandı.
'Casusluk davası' görüldü
İmamoğlu, savunmasında şunları söyledi: 19 Mart tan bu yana hakkımda yürütülen yargı süreçlerinin her birinde, farklı bir suçlamayla karşı karşıya bulunmaktayım. Bu salonlarda çok duruşmaya giriyorum. Bir gün diplomamı savunmak zorunda kalıyorum. Neyini savunacaksam? Bir gün belediyecilik faaliyetlerini, bir gün makam arabamın açıklanması benden isteniyor.
Yani bugünün parasıyla 200 bin lira aylık kirası olduğunu gördüğüm kiralık arabayı reddediyorum, kendi arabamı bilabedel kamuda kullanmak üzere belediyeye tahsis ediyorum, bununla yargılanıyorum. Bazen aynı günde 3 duruşmaya, bazen de 5 günde 5 duruşmaya girdiğini aktaran İmamoğlu, Casusluk isnadıyla karşı karşıyayım. Bugün de aynı günde 2 duruşmayla yine tarihe not düşmeye devam ediyoruz.
Yani ülkesine ihanet eden, yabancı güçlerle çalışan... Bize bu deniyor. Devletin güvenliğine karşı hareket eden bir insan olduğumuz bize söyleniyor. Kim tarafından? O Allah akıl versin diye dua ettiğim iddia makamında bunu yazan kimse onlar tarafından. Haydi oradan. ifadelerini kullandı. İmamoğlu, şu beyanda bulundu: Casusluk faaliyeti var mı, yok mu? Bunu doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) bu mahkeme sordu.
Bir değil, 2 kez sordu. Mayıstan bu yana 4 aydır MİT in çok basit 2 soruya yanıt vermesini bekliyoruz. Benim ve diğer yargılanan arkadaşlarımın casusluk faaliyetinde bulunduğumuza ilişkin MİT in elinde bir rapor veya tespit var mıdır? Sayın Hüseyin Gün e ait olduğu söylenen veriler ve ibb. gov.
tr ye ait olduğu söylenen veriler, TCK nin 328 e 1 maddesi kapsamında devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerden midir? Kendi adına değil, milletin adına üzüldüğünü dile getiren İmamoğlu, Çünkü maddi gerçekle ilgilenmiyorsunuz. MİT yıllarca cevap vermezse siz olmayan şeyin olmadığını beklemeye mi devam edeceksiniz?
Bizi yıllarca tutsak etmeye mi devam edeceksiniz? ifadelerini kullandı. Savunmasını tamamlayan Ekrem İmamoğlu, diğer salonda görülen İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının duruşmasına katılmak üzere buradan ayrıldı.
Duruşmada Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlenen tanık Zeynep Şen, 2005 yılında Seher Alaçam ın ofisinde sekreter olarak işe başladığını, 6 ay içinde asistanlığına yükseldiğini, sanık Hüseyin Gün ü de oradan tanıdığını söyledi. Gün ü 2005 yılından beri tanıdığını ifade eden Şen, Ben Seher Alaçam ın asistanıydım. Hüseyin Gün, Seher Hanım ın yeğeni olarak ilk önce tanıtıldı bana.
Daha sonra ilerleyen dönemlerde Hüseyin Bey, Seher Hanım a Anne. demeye başladı. Hüseyin Bey in iş toplantıları olduğu zaman dışarıda yemekleri veya işte uçak biletleri onları ayarlardım. Çoğunlukla Seher Hanım ın kişisel asistanıydım. diye konuştu.
Önceki beyanlarında Hüseyin Gün ün bazı konuşmalarıyla ilgili söylediklerinin sorulması üzerine Şen, 2016 dan sonra evet, Hüseyin Bey şey diyordu, Zaten bu ülkede yaşanmaz, bankadaki hesaplara el koyacaklar. Bunların neticesinde yurt dışında, İsviçre de bir hesap açıldı ve paralar parti parti yurt dışına gitti. Daha sonra Hüseyin Bey Amerika da bir şirket kurdu, o şirkete de paralar aktarıldı dönem dönem.
iddiasında bulundu. Tanık Berkay Yağlıcı ise SEGBİS le bağlanarak verdiği ifadesinde, Merdan Yanardağ ı, Hüseyin Gün ün yanına gidip gelmesinden dolayı tanıdığını söyledi. Seher Alaçam ın şoförlüğünü yaptığını anlatan Yağlıcı, şunları kaydetti: Hüseyin Bey, Seher Hanım la beraber yaşadığı için onun da şoförlüğünü yapıyordum. Hüseyin Bey le Seher Hanım ın vefatından sonra daha çok yakınlaştık.
Daha çok beraber gitmeye, gelmeye başladık. Merdan Bey i de kendisine seçim zamanı yardım veya para götürdüğümden tanıyorum. Kendisinin yardımcı şoförü vardı Tamer Bey. Tamer Bey i arayarak Merdan Bey e de o şekilde ofisine gidip de vermişliğim vardır. Onun iletişim numarası vardı bende. Merdan Bey in iletişim numarası yoktu. Mahkeme Başkanı nın Para götürüyordum. dedin. Ne parası götürüyordun?
sorusu üzerine Yağlıcı, Hüseyin Bey bazen zarfa koyuyordu, bankadan çekiyordum, götürüp teslim ediyordum. Kendisi, Yardım ediyoruz. diye gönderiyordu. Bizim de bir katkımız olsun. diye gönderiyordu. Merdan Bey e götürüyordum. cevabını verdi. Yağlıcı, Ne kadar para götürdün bu şekilde? sorusunu da Bankadan çekiyordum, zarfa koyuyordu ama yani mesela 5 bin avro, 10 bin avro, o şekilde yani. Kendim çekiyordum.
Hüseyin Bey talimat veriyordu ama zarfın içine ben kendim koymuyordum. Hüseyin Gün ün hesabından 10 bin avro çektim, 5 bin avro çektim farklı günlerde. Merdan Bey e bizzat teslim etmemi söylüyordu. Ben de Tamer Bey i arıyordum, Merdan Bey e ofisinin girişinde turnikelerin orada teslim ettim. şeklinde cevapladı. Tanığın iddiaları üzerine söz alan sanık Merdan Yanardağ, Hiçbir şekilde para almadım.
Birinin getirip bana para vermesi mümkün değildir, kanalın işleyici açısından da. Tanığı görmüş olabilirim belki Seher Hanım ın şoförü olduğu için. Seher Hanım zaman zaman gelir giderdi. Seher Hanım Tele 1 destekçisiydi çünkü. Seher Hanım Tele 1 e bizim kampanyamız çerçevesinde sponsorluk desteği verirdi, küçük, ufak tefek. Kendisinden hiçbir şekilde para almadım.
Bir şoförün turnikelerin önünde bana zarfla para vermesi bizim iş yerinin olağan akışına aykırı bir durum. Böyle şoförle, zarfla para getirme-götürme ilişkisi mümkün değildir. Yalan söylüyor. iddiasında bulundu. Duruşmada, Seher Alaçam ın oğlu Ümit Deniz Alaçam da duruşmaya SEGBİS le bağlanarak tanık sıfatıyla ifade verdi.
Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, MİT Başkanlığına yazılan müzekkerelerin akıbetlerinin sorulmasına, mevcut delil durumu ile üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti dolayısıyla sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.