Haber detayı
Haberin ayrıntıları
İngiltere’de yetişkinlerin yüzde 63’ü düzenli kahve tüketirken çay içenlerin oranı yüzde 59’da kalıyor. Araştırmalar, her iki içeceğin de farklı mekanizmalar üzerinden olumlu etkilerle ilişkilendirildiğini, ancak avantajların sağlık alanına göre değiştiğini ortaya koyuyor.
Flinders Üniversitesi’nin 65 yaş ve üzerindeki yaklaşık 10 bin kadınla 10 yıl süren araştırmasında, her gün çay içenlerin kalça bölgesindeki kemik mineral yoğunluğu çay tüketmeyenlere göre bir miktar daha yüksek bulundu. Kahvede ise tüketim miktarı önem taşıyor; günde beş fincandan fazla tüketim, bazı kadınlarda daha düşük kemik yoğunluğuyla ilişkilendirildi.
Kahve ve çay polifenol içeriyor. Bu bileşiklerin bağırsak bakterileri tarafından kullanılması; iltihaplanmanın azaltılması, kan şekeri kontrolünün desteklenmesi ve damar sağlığının korunması gibi süreçlerle ilişkilendiriliyor. Bir fincan filtre kahvede yaklaşık 1,5 gram lif bulunabiliyor. Ancak fazla kahve, özellikle bağırsak hassasiyeti veya kafeine duyarlılığı olan kişilerde sorun yaratabilir.
Kalp-damar sağlığı bakımından her iki içeceğin de kalp hastalığı ve inme riskindeki azalmayla ilişkili olabileceğini gösteren araştırmalar bulunuyor. Yeşil çay, kan basıncı ve kan yağlarıyla bağlantılı bazı göstergelerdeki olumlu değişimler nedeniyle dikkat çekiyor. Çayın daha düşük kafein içeriği ve flavonoid zenginliği de bu alandaki avantajları arasında sayılıyor.