ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Trump ve Erdoğan’ın BM’deki farklı düzen vizyonları
Gündem

Trump ve Erdoğan’ın BM’deki farklı düzen vizyonları

Donald Trump, uluslararası sistem sonuç üretmediğinde güçlü devletlerin harekete geçmesi gerektiğini savundu. Recep Tayyip Erdoğan ise Gazze üzerinden sistemin temsil ve karar alma kapasitesinin yeniden düzenlenmesini istedi; iki lider, aynı krize güç ve meşruiyet merkezli farklı yanıtlar verdi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 24 Eylül 2026 05:55·Güncelleme: 24 Eylül 2026 07:36·5 dk okumaBu haber 764 kez okundu
BM kürsüsünde iki dünya: Yeni düzenin masasında Türkiye nerede?
BM kürsüsünde iki dünya: Yeni düzenin masasında Türkiye nerede?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Donald Trump’ın dünyasında merkezde güç vardı. Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyasında ise meşruiyet. Biri, uluslararası sistem sonuç üretmediğinde güçlü devletin beklemeyeceğini söyledi. Diğeri, sonuç üretemeyen sistemin artık değişmesi gerektiğini savundu;- Trump ile Erdoğan farklı cevaplar verse de aynı soruna işaret ettiler.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzen ciddi bir işlev ve meşruiyet krizi yaşıyor. - Türkiye açısından mesele yalnızca Birleşmiş Milletler’in geleceği değil. Mesele aynı zamanda Gazze, İran, Suriye, Rusya- Ukrayna savaşı, enerji ve ticaret yolları. Ve bütün bunların üzerinde giderek sertleşen büyük güç rekabeti.

- Türkiye yeniden şekillenen uluslararası sistemde ne kadar bağımsız hareket edebilecek ve bu hareket alanını ne ölçüde gerçek güce dönüştürebilecek? TRUMP: KONUŞMADIM, HAREKETE GEÇTİMTrump, “Başkaları konuşurken ben harekete geçtim” dedi. Bu cümle, Trump’ın uluslararası sisteme bakışını özetleyen bir dış politika anlayışı; Amerikan egemenliği, askeri güç, ulusal çıkar ve gerektiğinde tek taraflı hareket.

Uluslararası ilişkiler teorisi açısından baktığımızda karşımızda belirgin bir realist güç siyaseti var:- Realizm, uluslararası sistemin üzerinde devletleri mutlak biçimde koruyabilecek bir otorite bulunmadığını kabul eder. Dolayısıyla devletin güvenliğinin nihai garantörü kendi kapasitesidir.

- Trump’ın söyleminden yola çıkarak, Amerika kendi güvenliğini uluslararası sistemin karar alma hızına teslim etmeyecek tespiti yapılabilir. - Buradaki paradoks çarpıcı. Trump dünyanın en önemli çok taraflı kurumunun kürsüsünde konuştu ama tarif ettiği dünya esas itibarıyla çok taraflı değildi. Devlet, yani Amerikan gücü merkezliydi.

ERDOĞAN: BU İNSANİ BİR MESELEErdoğan ise aynı kürsüde tartışmayı başka bir noktadan başlattı; Gazze’den. Erdoğan, Gazze’yi üç aşamalı bir siyasi argümana dönüştürdü; insani kriz, uluslararası sistemin başarısızlığı, sistem reformu. Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş daimi üyeye bağlı olduğu bir yapının güven üretmesinin mümkün olmadığını savundu.

Güvenlik Konseyi reformu istedi:- Eğer BM’nin kuruluş amaçlarından biri uluslararası barış ve güvenliği korumaksa ve uluslararası toplum Gazze’de yaşananları durduramıyorsa sorun yalnızca sahadaki çatışma değildir. Sorun aynı zamanda uluslararası sistemin karar alma kapasitesidir.

- Olması gerekenler uluslararası hukukun güçlü ve zayıf devletlere farklı uygulanmaması; bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi; devletler arasında açık diplomasinin öne çıkarılması; gelir eşitsizliğiyle mücadele ve teknolojinin yeni bir hegemonya aracına dönüşmesinin önlenmesidir...

- Kısacası Erdoğan mevcut uluslararası düzen temsil, uygulama ve sonuç üretme kapasitesi bakımından yeniden tasarlanması çağrısında bulundu. AYNI KRİZ, İKİ FARKLI CEVAPİşte Trump ile Erdoğan arasındaki esas ayrım burada ortaya çıkıyor. İki lider de mevcut uluslararası mekanizmaların yetersizliğine işaret ediyor. Ama çıkardıkları sonuç farklı. Trump’a göre kurum sonuç üretmiyorsa güçlü devlet harekete geçer.

Erdoğan ise “Kurum sonuç üretmiyorsa kurumun yapısını değiştirmek gerekir” yaklaşımında. Birincisi kapasiteyi öne çıkarıyor. İkincisi meşruiyeti. Kurallar mı gücü sınırlayacak, yoksa güç mü yeni kuralları belirleyecek? 21’inci yüzyılın uluslararası sistem tartışmasının merkezinde bu soru var. MOSKOVA’DAN GELEN CEVAP NEDEN ÖNEMLİ?

Erdoğan’ın konuşmasının ardından Moskova’dan gelen tepki bu tartışmayı teoriden pratiğe taşıdı. Kremlin, Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi ve yeni daimi üyelerle genişletilmesi fikrine destek verdi. Ama veto hakkının kaldırılmasına karşı çıktı. Bu da başka bir paradoks:- Veto yalnızca teknik bir karar alma yöntemi değil.

1945’teki güç dağılımının bugünkü uluslararası sistemde devam eden en önemli kurumsal ayrıcalıklarından biri. - Dolayısıyla Erdoğan beş daimi üyenin ayrıcalığını sorguladığında yalnızca BM’nin çalışma yöntemini tartışmıyor. Gücün nasıl dağıtıldığını tartışmaya açıyor. - Rusya’nın cevabı da bu nedenle şaşırtıcı değil.

Çünkü uluslararası sistemin reform edilmesini istemek başka, reform sonucunda sahip olduğunuz ayrıcalıktan vazgeçmek başka. - Sistemi değiştirebilecek güce sahip devletler, aynı zamanda mevcut sistemden en büyük ayrıcalığı elde eden devletler. - Peki “Dünya beşten büyük” ise bu daha büyük dünyanın karar mekanizması nasıl kurulacak? Ve bugünkü beş güç, sahip oldukları ayrıcalığı paylaşmaya ne ölçüde hazır?

SURİYE: MANŞETTE DAHA AZ, ANKARA İÇİN HÂLÂ MERKEZDETam burada Suriye’yi ayrıca açmak gerekiyor. Çünkü Ankara açısından Suriye artık yalnızca terör ve sınır güvenliği meselesi değil. Devletin yeniden inşası, toprak bütünlüğü, ekonomik kalkınma, mültecilerin dönüşü, bölgesel entegrasyon ve İsrail-İran rekabetinin Suriye üzerindeki etkileri... Bütün bunlar aynı dosyanın içerisinde.

Dolayısıyla New York’ta Gazze manşet olabilir. Ama Ankara’nın güvenlik masasında Suriye önemini kaybetmiş değil. Türkiye’nin Suriye politikası aynı zamanda yeni bölgesel düzenin nasıl kurulacağına ilişkin daha büyük tartışmanın parçası. GAZZE: WASHINGTON’A İTİRAZ, WASHINGTON’LA DİYALOGTürkiye, İsrail hükümetine çok sert eleştiriler yöneltiyor.

Ancak Erdoğan aynı BM konuşmasında ateşkes konusunda Trump’ın gayretlerine de atıfta bulundu. Çünkü Ankara, Washington’ın Ortadoğu denklemindeki ağırlığını yok sayarak sonuç üretilemeyeceğinin farkında. Türkiye’nin ABD politikası açısından formülü; itiraz et ama diyaloğu kesme. Yani Washington’la kanal açık tutuluyor. İRAN: ANKARA’NIN EN DAR KORİDORLARINDAN BİRİİran dosyası ise çok daha hassas.

Trump’ın BM konuşmasındaki en sert stratejik mesajlardan biri İran’a yönelikti. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğini bir kez daha söyledi. Türkiye açısından denklem daha karmaşık. İran aynı anda komşu, ekonomik aktör, bölgesel rakip ve diplomatik muhatap. Ankara açısından İran’ın nükleer silaha sahip olması istenmeyen bir sonuç.

Ancak İran’ın kontrolsüz biçimde istikrarsızlaşması veya bölgesel savaşın genişlemesi de Türkiye açısından ciddi riskler doğurabilir. TÜRKİYE’NİN DAR KORİDORU: STRATEJİK ÖZERKLİKBütün bunları yan yana koyduğumuzda Türkiye’nin dış politikasını açıklamak için önemli bir kavram karşımıza çıkıyor:Stratejik özerklik. Bu NATO’dan kopmak demek değil, Batı’dan uzaklaşmak değil.

Kaynak: Hürriyet

08:38

Kars’ta motoru alev alan tırın şoförü hafif yaralandı

08:33

Uzman Çavuş Coşkun Sevim, Zeytin Dalı bölgesinde şehit oldu

08:33

Türkiye-Fransa maçı 25 Eylül’de ATV’de şifresiz yayınlanacak

08:32

Fon soruşturmasında tutuklu sayısı 23’e yükseldi

08:30

24 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

08:23

Emre Tezmen, Tera Yatırım’ın 280 milyar liralık değerini hâlâ ucuz buldu

08:23

Dusan Vlahovic, Serenay Sarıkaya’nın aylar önceki fotoğrafını beğendi

Sayıştay’dan maden denetimi uyarısı: Başka işle görevli personele ‘git bir de denetim yap gel’ demişler...Gündem24 Eyl 04:00

Sayıştay: Maden denetimleri yetersiz personel ve kısa sürelerle yürütülüyor

Sayıştay’ın MAPEG Denetim Raporu’nda, 2025’te 9 bin 297 ruhsat sahasında yapılan denetimlerin kurumun diğer işlerinde görevli personel ve geçici görevlendirmelerle yürütüldüğü belirtildi. Raporda denetim sürelerinin yetersiz kaldığı, mali denetimde uzman personel bulunmadığı ve daimi nezaretçinin işveren tarafından görevden alınabilmesinin denetimin doğasına aykırı olduğu vurgulandı.
T.C. İZMİR 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİGündem24 Eyl 00:01

İzmir Güzelbahçe’deki taşınmaz için kamulaştırma davası açıldı

İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, Güzelbahçe Payamlı’daki 1126 ada 55 parsel numaralı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili için dava açıldığını duyurdu. İlanda malik olarak Mehmet İlem, kamulaştırmayı yapan idare olarak ise Tedaş gösterildi.
T.C. SUŞEHRİ KADASTRO MAHKEMESİ HAKİMLİĞİGündem24 Eyl 00:01

Suşehri Kadastro Mahkemesi, Engin Beyazıtoğlu’nu 9 Aralık duruşmasına çağırdı

Suşehri Kadastro Mahkemesi, adresine usulüne uygun tebligat yapılamayan davalı Engin Beyazıtoğlu hakkında ilanen tebligat kararı verdi. İlanda, Beyazıtoğlu’nun 9 Aralık 2026 saat 09.25’teki duruşmaya bizzat katılması veya kendisini vekille temsil ettirmesi gerektiği, aksi halde yargılamanın yokluğunda sürdürüleceği belirtildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri