ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. John Galliano sergisinin iptali affetme ve onurlandırma tartışmasını gündeme taşıdı
Gündem

John Galliano sergisinin iptali affetme ve onurlandırma tartışmasını gündeme taşıdı

Metropolitan Museum of Art’ın 2027’de John Galliano’nun kariyerine adanması planlanan sergiyi iptal etmesi, tasarımcının 2011’deki antisemitik ve ırkçı sözleri sonrası geçirdiği dönüşümün yeniden tartışılmasına yol açtı. Gelişme, değişen bir kişinin yeniden çalışmasıyla kültürel mirasın parçası olarak onurlandırılması arasındaki farkı gündeme getirdi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 26 Eylül 2026 14:22·Güncelleme: 26 Eylül 2026 14:25·5 dk okumaBu haber 899 kez okundu
Bir insan ne zaman affedilir?
Bir insan ne zaman affedilir?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Ünlü modacının yıllar sonra yeniden modanın ışıltılı sahnesine dönüşünün engellenmesi Batı’daki güncel ve tarihsel açmazları da ortaya çıkardı. John Galliano'nun ismi yeniden moda dünyasının gündemine girdiğinde tartışılan şey yeni bir seçkisi değildi.

Metropolitan Museum of Art'ın (Met) 2027'de düzenlemeyi planladığı ve kariyerine adanacak “John Galliano: Horizons” sergisi, moda dünyasında büyük heyecan yaratırken kısa süre içinde ciddi bir tepkinin de odağına yerleşti. Sergi, 31 Ağustos'ta Galliano ve Met tarafından yapılan ortak açıklamayla iptal edildi.

Galliano'nun geçmişi bunun nedenini açıklıyor: 2011'de Paris'te antisemitik ve ırkçı sözlerinin kamuoyuna yansımasının ardından Dior'daki görevinden ayrılmak zorunda kaldı, rehabilitasyon sürecine girdi ve Fransız mahkemesinde nefret suçu kapsamında mahkûm edildi. Yıllar sonra moda dünyasına geri döndü ve 2014'te Maison Margiela'nın kreatif direktörü oldu. 2024'e kadar burada çalıştı.

Yani Galliano'nun hikâyesi yalnızca bir düşüş hikâyesi değil, uzun bir geri dönüş hikâyesiydi. Tam da bu yüzden Met'in sergisi sıradan bir mesleki geri dönüşten daha fazlası anlamına geliyordu. Ancak bir insanın yeniden çalışmasına izin vermek başka şeydir, onu yeniden kabul etmek başka! Geçmişine karşın onu bir kurumun kültürel mirasının parçası olarak onurlandırması ise bambaşka.

Ve bizi oldukça eski bir soruya götürüyor: Bir insan ne zaman affedilmiş sayılır? İNSAN DEĞİŞEBİLİR Mİ? Modern toplum bu soruya yanıt vermekte giderek zorlanıyor. Bir insanın geçmişte yaptığı yanlışın hesabını vermesi gerektiğini söylemek kolay. Özür dilemesi, sonuçlarına katlanması ve mümkünse değişmesi gerektiğini de söyleyebiliriz. Peki ya sonra? Değiştiğini nasıl anlayacağız? Ne kadar zaman geçmesi yeterli?

Bir insanın yaptığı şeyin bedelini ödemesi, yaşamının geri kalanında aynı insan olarak kalması gerektiği anlamına mı gelir? Yoksa insan dediğimiz varlığın en önemli özelliklerinden biri zaten değişebilmesi midir? Hristiyan geleneğinde Aziz Pavlus'un hikâyesi bu açıdan çarpıcıdır.

Hristiyanlara zulmettiği anlatılan Saul'un Şam yolunda yaşadığı dönüşümün ardından Pavlus'a dönüşmesi ve daha sonra Hristiyanlığın en önemli figürlerinden biri haline gelmesi, Batı kültürünün en güçlü “düşüş ve yeniden doğuş” anlatılarından birini oluşturur. Buradaki fikir basit ama sonuçları büyük: “İnsan, yaptığı en kötü şeyden ibaret olmak zorunda değildir.”

Aziz Augustinus'un kendi geçmişini ve dönüşümünü anlattığı “İtiraflar” da yüzyıllar boyunca benzer bir düşüncenin güçlü örneklerinden biri olarak görüldü. Belki de insanlık uzun zamandır aynı soruyla uğraşıyor: “Bir insanı geçmişiyle mi tanımlamalıyız, yoksa dönüşebilme olasılığıyla mı?” Hristiyanlıktan söz etmemin nedeni de tam olarak bu.

Batı düşüncesinin oluşumunda son derece önemli bir yer tutan Hristiyanlık, insanın geçmişinin onun geleceğini bütünüyle belirlemek zorunda olmadığı fikrini güçlü biçimde işlemiştir. AFFETMEK VE ONURLANDIRMAK Galliano konusunda da ortada yalnızca bireysel bir affetme aşaması yok. Bir insanın değiştiğine inanabilirsiniz. Hatta onun yeniden çalışmasına, üretmesine ve toplumun bir parçası olmasına izin verebilirsiniz.

Ancak onu yeniden onurlandırmak farklı bir aşama. Met'in planladığı sergi de kritik bir eşikteydi. Serginin amacı yalnızca Galliano'nun tasarımlarını sergilemek değildi. 40 yıla yayılan kariyerini, Givenchy ve Dior'dan Maison Margiela'ya uzanan yaratıcı mirasını yaşayan bir tasarımcı için son derece istisnai bir retrospektifle ele almaktı.

Sergi yapılsaydı, Costume Institute'un yaşayan bir tasarımcıya adadığı yalnızca üçüncü retrospektif olacaktı. Yani soru artık “Galliano çalışabilir mi?” değildi. “Galliano yeniden kahramanlaştırılabilir mi” sorusuna dönüşmüştü. Belki de tepkinin asıl nedeni buydu. Çünkü toplumların affetme kapasitesi ile kahramanlaştırma kapasitesi belli ki aynı şey değil.

Bir insana ikinci bir yaşam vermekle, onu ilk yaşamındaki bütün başarılarıyla yeniden taçlandırmak arasında ciddi bir mesafe var. DEĞİŞEN SİYASAL ATMOSFER Burada tartışmanın yaşandığı dönemin daha geniş atmosferini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Galliano'nun geçmişindeki antisemitik söylemler, İsrail'in Gazze'deki savaşının ve Filistin sorununun Batı kamuoyunda son yıllarda yarattığı yoğun siyasi ve toplumsal tartışmaların bulunduğu bir dönemde yeniden gündeme geliyor. Kültür dünyasında da İsrail'in sanat ve kültür etkinliklerindeki varlığı nedeniyle protestolar ve boykot çağrıları yaşanıyor.

Örneğin 2026 Venedik Bienali'nde bazı pavyonlar İsrail'in etkinliğe katılımını protesto amacıyla kapatıldı. Bunun Met sergisinin iptaline yönelik tepkinin doğrudan nedeni olduğunu söylemek için elimizde yeterli veri yok. Sergiye yönelik itirazların açık biçimde Galliano'nun geçmişteki antisemitik ve ırkçı sözlerine odaklandığı görülüyor.

Ancak günümüzde antisemitizm, İsrail ve Filistin etrafındaki tartışmaların Batı kamuoyunda yarattığı hassasiyetin, bu tür bir tartışmanın algılanma biçimini etkilemiş olabileceği olasılığını da bütünüyle dışarıda bırakmak kolay değil. Belki de bu nedenle Galliano'nun geçmişi artık yalnızca kişisel bir hata ve kişisel bir rehabilitasyon hikâyesi olarak görülmüyor.

Daha geniş bir toplumsal hafızanın parçası haline geliyor. GEÇMİŞİ UNUTMAK MI, İNSANI DEĞİŞTİRMEK Mİ? Burada başka bir çelişki de ortaya çıkıyor. Modern toplum bir yandan insanların değişebileceğine inanmak istiyor. Rehabilitasyon, yeniden topluma kazandırma ve ikinci şans gibi kavramların anlamı buradan geliyor. Öte yandan geçmişin unutulmasından da korkuyor.

Özellikle kamusal figürler söz konusu olduğunda “değişti” demenin geçmişte yaşananları görünmez kılmasından endişe ediyor. Belki de affetmek, “Hiçbir şey olmamış gibi davranmak”tan daha zor bir şeydir: Galliano'nun Met sergisinin iptali bu soruyu çözmüyor. Zaten belki de çözmemesi gerekiyor. Çünkü burada verilecek tek bir doğru karar yok. Bir insanın değiştiğine kim karar verir? Kendisinin özrü yeterli midir?

Mağdurun affı gerekli midir? Toplumun rızası olmadan ikinci bir şans mümkün müdür? Yoksa zaman, insanın değişiminin en önemli kanıtı mıdır? İnsanlık yüzyıllardır bu soruların kesin yanıtını arıyor ve hâlâ bulamadı.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

14:47

Edirne’de iki adrese uyuşturucu operasyonu: 4 şüpheli gözaltında

14:44

Gaziantepli beyran ustalarından çağrı: Çorba değil, yemek olarak değerlendirilsin

14:42

Mersin’de Arife Civan’ın kolu ve bacağı kırıldı, 4 kişi tutuklandı

14:38

AKOM uyardı: İstanbul’da pazar 18.00’den sonra sağanak kuvvetlenecek

14:35

Burcu Biricik, Beyoğlu’nda yaşadığı gözyaşlarının annelik duygusundan kaynaklandığını söyledi

14:34

Özgür Özel: YENİ Parti’de ilçe, il ve genel başkanları üyeler seçecek

14:32

Mısır İstihbarat Başkanı, 7 Ekim öncesi İsrail’i Gazze saldırısı konusunda uyardı

2 çocuğun müstehcen görüntülerini yayınlayan 2 kişi tutuklandıGündem26 Eyl 10:24

Bartın’da iki çocuğun müstehcen görüntülerini yayımlayan iki şüpheli tutuklandı

Bartın’da bir işletmede çalışan 18 yaşından küçük iki kızın görüntülerini yurt dışı kaynaklı internet sitelerinde yayımladığı belirlenen B.K. ile işletme yetkilisi Ö.Ö. gözaltına alındı. Şüpheliler, farklı suçlamalarla çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı; sitelere erişimin engellenmesine karar verildi.
Hayat hikayesi ile Türkiye'nin dikkatini çeken Barış'ın son hali şaşırttı: 'En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum'Gündem26 Eyl 10:00

Barış Özbay, üç aylık tedavi sonrası ilaçlarını bırakarak telefon başına döndü

Hatay’da deprem sonrası evinden çıkmayıp bilgisayar ve telefonla vakit geçiren 25 yaşındaki Barış Özbay, yaklaşık üç aylık hastane tedavisinin ardından ilaçlarını kullanmayı bıraktı. Özbay, iki aydan uzun süredir duş almadığını ve hayatını değiştirmek istemediğini söyledi.
Meteoroloji raporunu yayımladı: Türkiye’de sıcaklık ve kuraklık alarmı! 2024 en sıcak, 2025 ise 1964’ten bu yana en kurak yıl olduGündem26 Eyl 13:49

MGM raporu: 2024 Türkiye’nin en sıcak, 2025 ise 1964’ten bu yana en kurak yılı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2016-2025 dönemini kapsayan analizine göre Türkiye’de ortalama sıcaklık 2024’te 15,6 dereceyle rekor kırdı. Raporda 2025’in yıllık yağışlarının normalin yüzde 27,6 altında kaldığı ve bu yılın 1964’ten bu yana en kurak yıl olarak kaydedildiği belirtildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri