ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Bir anne çocuğunu ‘Alın, siz ona daha iyi bakarsınız’ diyerek veriyorsa...
Gündem

Bir anne çocuğunu ‘Alın, siz ona daha iyi bakarsınız’ diyerek veriyorsa...

BİR anne çocuğunu uzattı: “Alın, siz ona daha iyi bakarsınız.”

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 27 Ekim 2026 05:55·Güncelleme: 27 Ekim 2026 07:44·5 dk okumaBu haber 574 kez okundu
Bir anne çocuğunu ‘Alın, siz ona daha iyi bakarsınız’ diyerek veriyorsa...
Bir anne çocuğunu ‘Alın, siz ona daha iyi bakarsınız’ diyerek veriyorsa...
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Bir anne düşünün... Kucağında üç-dört yaşlarında bir çocuk. Yaşadığı yerde temiz suya ulaşmak zor. Elektrik neredeyse lüks. Sekiz-on metrekarelik teneke evlerde yedi-sekiz kişi birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Ve o anne, çocuğunu hiç tanımadığı insanlara uzatıyor. ‘Alın, götürün. Siz ona benden daha iyi bakarsınız.’ Bu sözler bir film senaryosundan değil. Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Kibera’dan.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, yaşadığı bu olayı sohbet ederken anlattı. Sevgili okurlar, Türkiye COP31’e hazırlanıyor. Kasım ayında dünyanın gözü Antalya’da olacak. Peki, Türkiye yalnızca bir iklim zirvesine mi ev sahipliği yapacak, yoksa küresel iklim diplomasisinde yeni bir sayfa mı açacak?

Dünyanın bir tarafında tüketim çılgınlığı yaşanırken diğer tarafında insanlar hayatta kalmaya çalışıyor. Bir tarafta gıda çöpe gidiyor, diğer tarafta bir dilim ekmek bulunamıyor. İklim meselesine yalnızca çevre başlığı altında bakmak artık mümkün değil. Bu aynı zamanda bir adalet, ekonomi, güvenlik ve dış politika meselesi.

DÜNYANIN GÖZÜ ANTALYA’DA OLACAK9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacak. Dünya Liderler Zirvesi ise 11-12 Kasım tarihlerinde düzenlenecek. COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum. Samed Ağırbaş ise Kurum’un görevlendirmesiyle COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak çalışıyor.

Görevi, hükümetler arasında yürütülen müzakerelere yalnızca devletlerin değil, şehirlerin, şirketlerin, yatırımcıların, gençlerin ve sivil toplumun sesini de taşımak. Otuz yılı aşan iklim müzakereleri boyunca dünya pek çok hedef açıkladı. Ancak verilen sözlerin ne kadarının hayata geçirildiği hâlâ tartışılıyor. Ağırbaş da bu noktaya dikkat çekiyor:- “Dünya söz vermekte usta, uygulamada ise sınıfta kalıyor.

COP31’in başarısı, Antalya’da alınan kararların sayısıyla değil, Antalya’dan sonra sahada değişen hayatlarla ölçülmeli. - Bir ülkenin dünyadaki ağırlığı yalnızca ekonomisiyle ya da masadaki sandalyesiyle ölçülmüyor; dünyaya önerdiği fikirlerle de ölçülüyor.” TÜRKİYE GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ARASINDA KÖPRÜ OLABİLİR Mİ? İklim müzakerelerinin en tartışmalı konularından biri iklim adaleti.

Bir tarafta sanayileşmesini tamamlamış, uzun yıllar boyunca yüksek miktarda karbon salımı gerçekleştirmiş ülkeler bulunuyor. Diğer tarafta ise kalkınma ihtiyacı devam eden, iklim krizinin sonuçlarına karşı daha kırılgan ülkeler var. Bu nedenle tartışma yalnızca karbon emisyonlarının nasıl azaltılacağıyla sınırlı değil;- Kim ne kadar sorumluluk üstlenecek?

- İklim değişikliğine uyum için gerekli finansmanı kim sağlayacak? - Teknolojiye erişim nasıl kolaylaştırılacak? - Yoksul ülkelerin kalkınma hakkı nasıl korunacak? COP31’de bu soruların yanıtları aranacak. Samed Ağırbaş, Türkiye’nin burada özel bir rol oynayabileceğini belirterek; “Türkiye bu iki dünyayı da yakından tanıyan ender ülkelerden biri.

G20 masasında oturuyoruz; ama Afrika’daki bir köyün, kuraklıkla mücadele eden bir çiftçinin derdini de biliyoruz. Ayrıca kirliliğin bedelini kirletmeyenler ödememeli.” dedi. Bu nedenle dezavantajlı ülke ve bölgelerden temsilci heyetlerinin Antalya’ya getirilmesi planlanıyor. İSRAF EDİLEN GIDA BİR ÜLKE OLSAYDI...

Ağırbaş’ın verdiği rakamlara göre gıda kaybı ve israfı, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10’undan sorumlu. Yani çöpe attığımız gıda yalnızca ekonomik bir kayıp değil. Aynı zamanda iklim krizini derinleştiren bir unsur. Ağırbaş şöyle diyor;“- İsraf edilen gıda bir ülke olsaydı, dünyada en çok emisyon üreten ülkeler arasında yer alırdı.

- Dünyanın bir tarafında insanlar kilo vermek için büyük paralar harcarken diğer tarafında milyonlarca insan açlık ve susuzlukla mücadele ediyor. - Her yıl 8 milyondan fazla insan açlık ve susuzluğa bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. - Refahın ölçüsü ne kadar tükettiğimiz değil, ne kadar az israf ettiğimiz olmalı.”

GIDA, SU VE GÖÇ: DIŞ POLİTİKANIN YENİ ÜÇGENİİklim krizinin bir başka boyutu da uluslararası güvenlik. Samed Ağırbaş’ın röportajda özellikle üzerinde durduğu başlıklardan biri bu;- “Kuraklığın vurduğu bir bölgede önce hasat kaybediliyor, sonra insanlar yola düşüyor. - Türkiye açısından da konu doğrudan önem taşıyor.

Çünkü Türkiye, hem göç hareketlerinin etkilerini yakından bilen hem de iklim değişikliğinin sonuçlarına karşı hassas bir coğrafyada bulunan bir ülke. - Akdeniz, dünya sularının yalnızca yaklaşık yüzde birini oluşturmasına rağmen küresel mikroplastik yükünün önemli bir bölümünü barındırıyor. (Ağırbaş bu oranı yüzde 7 olarak ifade ediyor.) - Deniz kirliliği ülkeler arasında ayrım yapmıyor.

Deniz ortak ve akıntılar pasaport sormuyor. - Ülkeler arasında ortak hedefler, ölçülebilir sonuçlar ve ülkeler arasında sürdürülebilir iş birliği mekanizmaları oluşturulmalı.” ANTALYA’DAN DÜNYAYA NE KALACAK? Yazının başındaki anneye dönelim. Nairobi’de çocuğunu tanımadığı insanlara uzatan anneye...

O annenin yaşadığı çaresizlik, dünyanın iklim krizini yalnızca emisyon rakamları üzerinden tartışmasının neden yeterli olmadığını gösteriyor. Elbette bilimsel veriler, uluslararası anlaşmalar, finansman hedefleri ve teknolojik çözümler gerekli. Ama bütün bu çalışmaların merkezinde insan olmalı.

Emine Erdoğan’ın 2017’de öncülük ettiği Sıfır Atık hareketi, Türkiye’de başlayan bir çevre girişiminin uluslararası diplomasiye taşınabileceğini gösterdi. Şimdi Türkiye, COP31’le daha büyük bir sorumluluk üstleniyor. Samed Ağırbaş’ın sözleriyle, gelecek kuşaklara bırakılacak en önemli miras yalnızca binalar veya yollar değil; temiz hava, içilebilir su ve yaşanabilir toprak.

Bu nedenle asıl başarı, kaç liderin Antalya’ya geldiğiyle veya kaç sayfalık bildiri yayımlandığıyla ölçülmeyecek. Başarı, o bildirilerin hayata ne kadar dokunduğuyla ölçülecek. Çünkü dünya artık yeni vaatlerden çok, yerine getirilen sözlere ihtiyaç duyuyor. EMİNE ERDOĞAN’IN BAŞLATTIĞI HAREKET NASIL KÜRESEL BİR DİPLOMASİYE DÖNÜŞTÜ? Bugün COP31’i konuşurken dokuz yıl geriye gitmek gerekiyor. 27 Eylül 2017’ye...

Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’de Sıfır Atık hareketi başlatıldı. Bu hareket; kaynakların verimli kullanılması, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, gıda israfının önlenmesi ve çevre bilincinin yaygınlaştırılması gibi çok daha geniş bir çerçeveye dönüştü. Ardından uluslararası boyut geldi.

Kaynak: Hürriyet

07:00

Zorlu: TDT zirvesinde önemli kararlar alınacak

07:00

Altyapı kazısında göçükte 1 işçi öldü

07:00

Davalar yüzde 33 azaldı… 2 milyon dosyada uzlaşma

07:00

Şile Belediyesi davasının üçüncü duruşmasında 11 milyon TL rüşvet iddiası

07:00

Ölümden önce son fotoğraf

06:50

Bahçelievler'de iki binanın zemininde çökme: 20 daire tahliye edildi

06:39

Bahçelievler’de temel kazısı sonrası iki apartmandaki 20 daire boşaltıldı

İSKİ 26 Ekim baraj doluluk oranıGündem26 Eki 18:47

İSKİ 26 Ekim baraj doluluk oranı

İSKİ yeni haftanın ilk gününe ait İstanbul baraj doluluk oranını duyurdu. İstanbul baraj doluluk oranı artışı kentin günlük su ihtiyacının karşılanmasına olumlu etki ediyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan 26 Ekim 2026 tarihli veriye göre doluluk oranı yüzde 50 seviyesi üzerinde. Peki, 26 Ekim 2026 İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç oldu, en dolu baraj hangisi?
Bahçelievler'de iki binanın zemininde çökme: 20 daire tahliye edildiGündem27 Eki 06:50

Bahçelievler'de iki binanın zemininde çökme: 20 daire tahliye edildi

Bahçelievler'de temel kazısı yapılan inşaatın istinat duvarının yıkılması sonucu bitişiğindeki 2 bina tedbir amacıyla tahliye edildi.
Kahramanmaraş'ta şüpheli ölüm: 26 yaşındaki Mehmet Günalan inşaatta ölü bulunduGündem26 Eki 10:24

Kahramanmaraş'ta şüpheli ölüm: 26 yaşındaki Mehmet Günalan inşaatta ölü bulundu

Kahramanmaraş'ta yapımı devam eden bir binanın önünde 26 yaşındaki Mehmet Günalan'ın cansız bedeni bulundu. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri inceleme başlatırken, gencin kesin ölüm nedeninin otopsi sonucunda belirleneceği bildirildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri