ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Barolar seçimini yapıyor - Av. Dr. Başar Yaltı
Gündem

Barolar seçimini yapıyor - Av. Dr. Başar Yaltı

Ekim ayı, son rakamı çift olan yıllarda, barolarda seçim ayıdır.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 19 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 19 Ekim 2026 04:41·5 dk okumaBu haber 511 kez okundu
Barolar seçimini yapıyor - Av. Dr. Başar Yaltı
Barolar seçimini yapıyor - Av. Dr. Başar Yaltı
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Baro genel kurullarında, baro başkanı ile yönetim, disiplin ve denetleme kurullarının üyeleri; ayrıca Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegeleri seçilir. Nitekim baroların büyük çoğunluğu, genel kurullarını yaparak baro başkanı ve organlarını seçmiş bulunmaktadır. 68 binden çok avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu’nun genel kurulu ise 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak.

Avukatlık Kanunu’na göre barolar, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Yasanın 76. maddesi dikkate alındığında baroların iki temel işlevi olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki, avukatların mesleki koşullarını iyileştirmek ve mesleğin saygınlığını korumaktır. İkincisi ise yurttaşların adil yargılanma hakkının gerçekleşmesine katkıda bulunmak, temel hak ve özgürlükleri savunmak ve hukukun üstünlüğüne işlerlik kazandırmaktır. Bu iki alan birbirinden bağımsız değildir: Avukatların ve baroların etkinliği zayıfladığında savunma hakkı ve yargı sistemi işlev kaybına uğramakta; hukukun üstünlüğü ile yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı zayıfladığında ise yurttaşların adil yargılanma ve adalete erişim hakları zarar görmektedir.

Haksızlığa uğramadan yaşamak, etkili hak arama olanaklarına sahip olmak ve adalete erişmek insanlık onuruyla doğrudan bağlantılı bir konudur. Bu şekilde düşünüldüğünde avukatlığın kamusal işlevini yerine getirebilmesi için adil sonuçlar üreten bir yargı sistemi ve hukuk düzenine gereksinim duyulacağı açıktır. Bu simbiyotik ilişki, avukatın yargılama sürecindeki rolünü gereği gibi yerine getirebilmesinin, işlerliği olan bir yargı düzenine, mesleki bakımdan etkili kurumsal desteğe bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 95. ve 110. maddeleri, barolara ve TBB’ye hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma, koruma ve bu kavramlara işlerlik kazandırma görevi vermiştir.

Bu çerçevede, hukuksuzluk ve adaletsizliğin görünür ve kalıcı hale geldiği, anayasal kurumların işlevini büyük ölçüde yitirdiği, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sıraya gerilediğimiz günümüzde, seçilen baro başkan ve yönetimlerinin yasayla tanımlanan görev ve sorumlulukları için mücadele edip etmeyeceği, bu konuda ne denli cesur ve sorumluluk sahibi oldukları özel önem taşımaktadır. Gerçi Türkiye’deki tek adam rejimi, yargıyı olması gereken niteliğinden uzaklaştırmış, adeta siyasal iktidarın sopası haline getirmiş olsa da varoluşsal niteliği böyle bir duruma karşı çıkmak olan baroların ve TBB’nin edilgen, uzlaşmacı bir tutum mu takınacağı ya da karınca örneği, yangına su mu taşıyacağı yaşamsal bir önem taşımaktadır. Bu, aynı zamanda barolar ve avukatların saygınlık mücadelesidir. Çünkü avukatlar ve barolar saygınlıklarını, hak savunuculuğundan, adaletin ve hakkaniyetin yerine getirilmesi için gösterdikleri çabadan, hukuk devleti ilkelerine sahip çıkılmaktan ve insan haklarını savunmaktan alır.

Doktora çalışmam kapsamında, OcakŞubat 2017 döneminde avukatlarla yürüttüğüm ankette, “Kendinizi siyasal yelpazede hangi görüşe yakın görüyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlar dikkat çekicidir. Katılımcıların yüzde 47.6’sı kendisini sosyal demokrat, Kemalist veya Atatürkçü; yüzde 22.7’si dindar, milliyetçi veya muhafazakâr; yüzde 10.6’sı sosyalist; yüzde 6.5’i liberal olarak tanımlamıştır. Ankete katılan 3 bin 200 avukatın yüzde 12.6’sı ise “hiçbiri” yanıtını vermiştir. Temsil gücü oldukça yüksek örnekleme dayanan bu araştırma, katılımcı avukatların yüzde 75’inin seküler bir dünya görüşüne sahip olduğunu göstermiştir.

Bu tablo siyasal iktidar tarafından kabul edilebilir bulunmadığından 2020’de Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikle baroların ve TBB’nin yapısına iki yönden müdahale edilmiştir. İlk olarak, üye sayısı beş binden fazla olan barolarda iki bin avukatın bir araya gelerek yeni bir baro kurmasına olanak tanınmıştır. İkinci olarak, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi mevcut siyasal iktidara muhalif büyük baroların delege sayıları sınırlandırılmış, böylece TBB’nin oluşumunda üye sayısı daha düşük barolara oransal avantaj sağlanmıştır. Değişiklikten sonra her baronun en az üç delegeyle temsil edilmesi öngörülmüştür. Buna bağlı olarak üye sayısı 100’ün altında olan Gümüşhane, Bayburt, Ardahan, Kilis ve Tunceli barolarının toplam delege sayısı 15’e ulaşırken bu baroların üye sayısı toplamının yaklaşık 200 kat üyeye sahip İstanbul Barosunun delege sayısı 16’da kalmıştır. Ortada temsilde adalet ilkesine açıkça aykırı, 200 kat oransızlık olduğu halde maalesef Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etmemiş, bir hukuk ayıbına imza atmıştır.

Yasa yoluyla yapılan bu müdahale, yine de siyasal iktidar lehine beklenen sonucu yaratmamıştır. Birisi Ankara’da diğeri İstanbul’da olmak üzere siyasal iktidarın anlayışına yakın yalnızca iki yeni baro kurulabilmiştir. 2025 sonu itibarıyla Ankara 2 No’lu Baro’ya 3 bin 78, İstanbul 2 No’lu Baro’ya ise 3 bin 979 avukat kayıtlıdır. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla barolara kayıtlı 207 bin avukatın yaklaşık 7 bini ikinci barolara üyedir.

Tablo böyle olmakla birlikte Türkiye’nin hukuk karnesinin iyileşmesi için verilen mücadele yeterli değildir. Bu nedenle baro seçimleri, kişilerin veya listelerin yarışından ibaret görülmemelidir. Seçilecek yönetimlerin önünde üç temel görev bulunmaktadır: mesleki dayanışmayı güçlendirmek, avukatın saygınlığını korumak ve hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunmak, adil yargılama hakkının yerine getirilmesine çalışmak. Ancak mevcut tek adam rejiminde, ne yazık ki baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin etkili bir duruş sergileyemeyeceği, baro seçimlerinden önce yapılan vaatlerin yerine getirilmesi konusunda iyimser olunmadığı, avukatlar arasında yaygın bir kanaattir. Bu durum, zorunlu olmasına karşın baro genel kurullarına katılımın düşüklüğünden de belli olmaktadır. Geçen hafta sonu yapılan Ankara Barosu genel Kurulu’na katılım yüzde 50’de kalmış, iki yıl önce yapılan İstanbul Barosu Genel Kurulu katılım oranı ise yüzde 46.88 olmuştur. Bu sonucun iki ana nedeni olduğu düşünülebilir: İlki, mevcut siyasal sistem içerisinde baro yönetimlerinin yapabilecekleri çok şey olmadığına olan inançtır. İkincisi ise avukatlarla barolar arasındaki bağın zayıflaması ve birbirlerine yabancılaşmasıdır. Bu nedenle, seçime katılan adayların ve vaatlerinin birbirinden önemli bir farkının bulunmadığını söylemek mümkündür.

2026 yılı baro seçimleri, avukatlık mesleğinin saygınlığı ve geleceği ile toplumun adalet talebinin kesiştiği bir dönemde yapılmaktadır. Güçlü bir baro, yalnızca yüksek sesle konuşan değil; hukuk için etkili girişimlerde bulunabilen, adliye koridorlarını tüm üyelerine açık tutabilen, yargının kurucu unsurlarını başsavcıların personeli konumundan kurtaran ve bunlar arasında eşitliği sağlayabilen bir barodur. Seçimlerin gerçek önemi de burada ortaya çıkmaktadır. Seçilen başkan ve yönetimler, avukatların ortak gereksinimlerini karşılamakla hukukun üstünlüğünü savunmak arasındaki bağı kurabildiği ölçüde görevini yerine getirebilecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:00

İçine kapanan siyaset toplumdan kopuştur

04:00

7527 sayılı yasa sonrası hayvan toplama uygulamaları tartışılıyor

04:00

Kerim Rota: 1 Milyon Liralık Sınır Yüzbinlerce Dava Doğurabilir

04:00

Yüksek Yerilim Hattı - 19 Ekim 2026

04:00

Murat’a kurulan ‘Sarıgül örgütü’ kumpası

02:08

İnegöl’de tavuklu pilav yiyen 53 kişi tedavi sonrası taburcu edildi

01:38

2026-2027 kandil takvimi: Regaip, Miraç ve Berat tarihleri

İstanbul'da yarın okullar tatil mi? 19 Ekim Pazartesi okullar açık mı?Gündem18 Eki 14:35

İstanbul Valisi Davut Gül açıkladı: 19 Ekim’de okullar açık

İstanbul Valisi Davut Gül, Ayazağa’daki incelemelerinin ardından 19 Ekim 2026 Pazartesi günü kentte eğitim öğretime devam edileceğini bildirdi. Karar, şiddetli yağış ve sel uyarılarının ardından öğrenciler ile velilerin gündeme getirdiği okul tatili beklentisine açıklık getirdi.
Eşref Saral'ı yaralayan 2 şüpheli İstanbul'da yakalandıGündem19 Eki 00:19

Eşref Saral'ı yaralayan 2 şüpheli İstanbul'da yakalandı

Trabzon'da organize suç örgütleri arasında yer alan Sarallar'ın önde gelen isimlerinden Eşref Kemal Saral'ı silahla yaralayan 2 şüpheli, polis ekipleri tarafından Çatalca'da düzenlenen operasyonla yakalandı.
Meral Akşener, kurduğu vakfın yol haritasını açıkladıGündem18 Eki 15:44

Meral Akşener, kurduğu vakfın yol haritasını açıkladı

İYİ Parti'nin kurucu genel başkanı Meral Akşener, kendi adını taşıyan Meral Akşener Vakfı'nın kuruluşuna ilişkin mesaj yayımladı. Sınıfsal eşitsizliklerle mücadeleyi vakfın temel hedefi olarak açıklayan Akşener, “Bugüne kadar verdiğim en büyük mücadele; kadından çocuğa, gençten yaşlıya her bir insanımızın Cumhuriyetimizin açtığı bu yoldan yürüyebilmesini sağlamak olmuştur” dedi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri