Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Danimarka’nın Herning kentinde yaşayan vokalist, söz yazarı ve besteci Hilal Kaya, Sivas’a uzanan aile köklerini Kuzey Avrupa’nın atmosferiyle buluşturan kendine özgü bir müzikal dil kuruyor. Türk halk müziğinin mikrotonal melodilerini rock, caz, psikedelik öğeler ve doğaçlamaya açık düzenlemelerle yeniden yorumlayan Kaya, ilk albümü “Sümbül”de özlem, aidiyet ve hafıza etrafında kişisel bir dünya yaratıyor.
Kendi bestelerinin yanında “Mavi Yıldız”, “Alma Attım Yuvarlandı” ve “Başındaki Yazma / Avşar Elleri” gibi geleneksel eserleri de yeni düzenlemelerle ele alan albüm, geçmişi olduğu gibi tekrarlamak yerine bugünün sesleriyle yeniden düşünüyor.
Avrupa’da yükselen Anadolu psych folk sahnesinin dikkat çeken isimlerinden olan Kaya ile ilk albümünün oluşumunu, iki kültür arasında geliştirdiği müzikal kimliği, türküleri dönüştürmenin sorumluluğunu ve köklerle kurduğu bağı konuştuk. - Danimarka’da büyüyen, aile kökleri Sivas’a uzanan bir müzisyensiniz. Müziğinizde “memleket” daha çok yaşadığınız bir yer mi, taşıdığınız bir hafıza mı?
Ailem 1970’lerde gelmiş Danimarka’ya ama klasik Anadolu insanları olduğu için kültürlerini hep korumak ve çocuklarına aktarmak istemişler. Biz elbette yeni bir kuşağa ait olsak da aileden gelen kültürü benimsiyoruz. O yüzden memleket havası müziğimin havasına etkili. - Zaten İilk albümünüz “Sümbül”ü özlem, aidiyet ve köklerle kurduğunuz bağ üzerine inşa ediyorsunuz.