Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesinin 36. yıldönümünde, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinde “Alman Birliği Günü” resepsiyonu düzenlendi.
Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ile Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst’ün ev sahipliği yaptığı etkinliğe Almanya Devlet Bakanı Serap Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Dışişleri Bakan Yardımcıları Mehmet Kemal Bozay ve Hacı Ali Özel ile birlikte bazı milletvekilleri ve diplomatik misyonların temsilcileri katıldı.
‘İLİŞKİLERİMİZİN DAYANAĞI HALKLAR’ Büyükelçi Sorg, “Türkiye ve Almanya yakın dostlardır ve ilişkilerimizin en önemli dayanağı sizlersiniz, yani halklarımız. Dostluğumuza hayat veren ve onu siyasi, ekonomik, kültürel, kişisel ve aile düzeylerinde ileriye taşıyanlar sizlersiniz. Her yıl sağladığınız katkılar için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Çok daha yakın bir işbirliği içinde olmalıyız.
Dünyanın durumu hepimizi tetikte olmaya sevk ediyor. İşte burada, dostluğumuz, birlik içinde durmamızın temelini oluşturuyor. Güvenlik alanında, bu yıl Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinin başarılı geçmesi için işbirliği yaptık. Malatya'da, Alman Patriot sistemleri şu anda İttifak'ın güneydoğu kanadını koruyor.
Ekonomik açıdan Almanya, 2025 yılında 55 milyar avro ile yeni bir rekora ulaşarak Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumunu sürdürüyor. Siyasi düzeyde ise yoğun bir etkileşim içindeyiz; sadece Mayıs 2025'ten bu yana Şansölye ile Cumhurbaşkanı arasında beş, dışişleri bakanlarımız arasında ise yedi görüşme gerçekleşti” diye konuştu.
‘HER KONUDA HEMFİKİR DEĞİLİZ’ Alman Devlet Bakanı Serap Güler, “Türkiye ve Almanya her zaman yakın dost olmuştur; dostlar arasında ise açık ve dürüst konuşulur. Elbette bu, her zaman kolay olmadı. Almanya ve Türkiye her konuda hemfikir değil, ancak aynı durum en yakın arkadaşımla benim aramda da geçerli. Asıl önemli olan, bu konular üzerinde birlikte çalışmamızdır. Geçtiğimiz yıl boyunca bunu gerçekten de yaptık.
Sık sık bir araya geliyor, önem taşıyan tüm meseleleri açıkça ve ayrıntılı bir şekilde ele alıyoruz. Avrupa güvenliğinden göçe, ticaretten Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerine, yatırımdan kültüre kadar pek çok alanda Alman Federal Hükümeti, Türkiye ile olan bu ortaklığı geliştirmek için var gücüyle çalışıyor” dedi.
Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin de bu konuda mesai harcadığını söyleyen Güler, eyalet başbakanı Wüst’e seslenerek, “Sayın Hendrik, bunu gayet iyi anlıyorsunuz. Siz, görev süreniz boyunca Türkiye'yi ziyaret etmeyi öncelik haline getiren ilk Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanısınız” dedi. ‘EYALETTEKİ REFAHIMIZI TÜRKLERE BORÇLUYUZ’ Hendrik Wüst ise, “Bu yıl Kuzey Ren-Vestfalya'nın 80.
kuruluş yıl dönümünü ve aynı zamanda Türkiye ile yapılan işgücü anlaşmasının 65. yıl dönümünü kutluyoruz. Bu iki yıldönümü birbiriyle iç içedir. Eyaletimiz refahını, Almanya'ya gelmek üzere memleketlerini geride bırakan insanların azmine ve cesaretine borçludur. Onların pek çoğu Türkiye'den, misafir işçi, öncü ve yanlarında az eşya ama büyük umutlar taşıyan gençler olarak geldiler.
Çelik ürettiler, yollar inşa ettiler ve -tıpkı Serap Güler'in babasının yaptığı gibi- ailelerinden uzakta, çoğu zaman zorlu koşullar altında kömür madenlerinde çalıştılar. Bunu hatırlamak önemlidir. Ne mutlu ki birçoğu burada kaldı ve Kuzey Ren-Vestfalya'yı kendine yuva edindi. Bugün Avrupa'da Türkiye ile daha güçlü bağlara sahip başka bir bölge bulunmuyor.
Eyaletimiz, Türk kökenli 1 milyon insana ev sahipliği yapıyor ve bunların birçoğunun ülkelerimiz arasında birer köprü vazifesi görmesinden dolayı minnettarım. Kuzey Ren-Vestfalya ve Türkiye yakın ortaklardır. Biz dostuz. Dostluğunuz için teşekkür ederim” sözlerini sarf etti.
KACIR’DAN ‘MADE İN EUROPE’ ÇAĞRISI Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, iki ülke ilişkilerinin 1763 yılına kadar uzandığını söyleyerek, “Almanya'daki Türk toplumunun bilim, spor, sanat, siyaset ve iş dünyası gibi çeşitli alanlardaki başarıları bir gurur kaynağıdır ve işbirliğimizin geleceği adına hayati bir ivme sağlamaktadır.
Bugün, gerçekten eşsiz, çok boyutlu, çok katmanlı ve sağlam bir ilişkiden söz ediyoruz” diye konuştu. Kacır ayrıca, “AB üyeliğine aday bir ülke olarak Türkiye, geleceğini Avrupa'nın barış ve refahıyla sıkı sıkıya bağlı görmektedir. Türkiye'nin Avrupa sanayisindeki konumu, AB ile olan Gümrük Birliği'mizle güvence altına alınmıştır.
Bu çerçeve, otuz yıldır şirketlerimizin entegre üretim ağları kurmasını, sınır ötesi yatırımlar yapmasını ve küresel pazarlarda birlikte rekabet etmesini sağlamıştır. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaşması, bu ekonomik entegrasyonun derinliğini yansıtmaktadır.
‘Made in Europe’ (Avrupa’da üretilmiştir) girişiminin, Gümrük Birliği'ni ve Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü tam anlamıyla yansıtması gerektiğine inanıyoruz. Türk üreticiler Alman sanayisi için vazgeçilmez ortaklardır, Türkiye'deki Alman yatırımları ise bu ağların ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır.
Dolayısıyla, Türkiye'de üretimi etkileyecek her türlü engel, Alman iş dünyası ve ortak rekabet gücümüz üzerinde sonuçlar doğuracaktır. Yerleşik tedarik zincirlerini sekteye uğratacak bir yaklaşım, her iki taraftaki üreticileri ve tedarikçileri etkileyecektir. Bu nedenle iş dünyamızın, kurdukları üretim ağlarının engellere takılmadan işlemeye devam edeceğine dair güvenceye ihtiyacı vardır” dedi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika