Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Gürlek, “Üçlü Bakanlar Toplantısı mekanizmasının 10 yılı aşkın bir aradan sonra yeniden toplanmasını son derece kıymetli buluyorum.
Bu mekanizmanın ülkelerimiz arasındaki diyaloğun ve iş birliğinin daha düzenli, doğrudan ve somut neticeler doğuracak biçimde sürdürülmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Adalet alanında Türkiye ve Belçika arasında iş birliğinin somut ve netice üreten biçimde güçlendirmesini arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE'NİN YAŞADIĞI TECRÜBE, FETÖ'NÜN FAALİYET GÖSTERDİĞİ DİĞER ÜLKELER BAKIMINDAN DA DAHA DİKKATLİ ELE ALINMASI GEREKEN BİR YAPILANMA OLDUĞUNU ORTAYA KOYMUŞTUR’ FETÖ ile mücadelenin Türkiye’nin milli güvenliğinin, demokratik düzeninin ve hukuk devletinin korunması açısından hayati önem taşıdığını söyleyen Bakan Gürlek, örgütün 15 Temmuz 2016’da milletin iradesini ve anayasal düzeni hedef aldığını hatırlattı.
Örgütün kapalı ve hiyerarşik yapılanmasını anlatan Bakan Gürlek, Türkiye’nin yaşadığı tecrübenin FETÖ’nün faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde de dikkatle ele alınması gerektiğini ortaya koyduğunu bildirdi. Bakan Gürlek, Belçika’da dernekler, eğitim kuruluşları ve sivil görünümlü yapılar altında faaliyet gösteren FETÖ bağlantılı oluşumların ilgili makamlarca yakından incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Bu yapıların yasal statülerinin örgütsel faaliyetlerin sürdürülmesine veya finansman sağlanmasına imkan veren bir zemine dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Gürlek, şöyle konuştu: “FETÖ'yle mücadele, Türkiye bakımından milli güvenliğimizin, demokratik düzenimizin ve hukuk devletimizin korunması açısından hayati önem taşımaktadır.
15 Temmuz 2016'da milletimizin iradesini ve anayasal düzenimizi hedef alan bu örgüt, kapalı ve hiyerarşik yapılanması, devlet kurumlarına sızma yöntemleri, yasal görünümlü yapıları örgütsel amaçları doğrultusunda kullanılabilir kapasitesiyle ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. O gece, 253 vatandaşımız şehit olmuş, binlerce vatandaşımız yaralanmıştır.
Türkiye'nin yaşadığı tecrübe FETÖ'nün yalnızca ülkemiz bakımından değil, faaliyet gösterdiği diğer ülkeler bakımından da daha dikkatli ele alınması gereken bir yapılanma olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle müttefik ülke Belçika'nın özellikle FETÖ'nün kendi ülkesindeki yapılanmasına karşı somut ve etkili tedbirler almasını bekliyoruz.
Belçika'da dernekler, eğitim kuruluşları ve sivil görünümlü yapılar altında faaliyet gösteren FETÖ bağlantılı oluşumların ilgili Bakanlarca yakından incelenmesi gerekmektedir. Bu yapıların yasal statülerinin, örgütsel faaliyetlerini sürdürmesine veya finansman sağlamasına imkan veren bir zemine dönüşmesine izin verilmemelidir.
Adalet Bakanlığı olarak özellikle beklentimiz FETÖ terör örgütü mensuplarının ülkemize iadelerinin sağlanması ve bu kapsamdaki adli yardımlaşma taleplerimizin etkin ve zamanında ele alınmasıdır.
‘GEREKLİ BİLGİ VE DELİLLERİN ZAMANINDA TEMİN EDİLMESİ BU İŞ BİRLİĞİNİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİSİDİR’ Belçika ile adli iş birliğinin mevcut düzeyinin artırılmasının önemli olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, Belçika Adalet Bakanı Annelies Verlinden ile yaptığı ikili görüşmede de bu konu üzerinde durduklarını kaydetti.
Bakan Gürlek, terör suçları nedeniyle aranan kişilerin iadesinin, adli yardımlaşma taleplerinin etkin biçimde yerine getirilmesinin ve soruşturma ile kovuşturmalar için gerekli bilgi ve delillerin zamanında temin edilmesinin iş birliğinin temel unsurları olduğunu dile getirdi.
İade süreçlerindeki önemli gelişmeler hakkında zamanında bilgilendirilmenin ve ihtiyaç duyulan ilave bilgi, belge ve teminatların süratle Türkiye’ye bildirilmesinin önemine dikkati çeken Gürlek, adli iş birliğinde karşılaşılan güçlüklerin doğrudan diyalog yoluyla aşılmasının ve dosyaların düzenli olarak takip edilmesinin somut ilerleme sağlanmasına katkı sunacağını vurguladı.
Bakan Gürlek, şöyle konuştu: “Önümüzdeki dönemde bakanlıklarımız arasında temasların sürekliliğinin sağlanması, iş birliğimizin özellikle terörle ve sınır aşan organize suçlarla mücadelede daha etkin ve sonuç üreten bir yapıya kavuşması temel beklentimizdir. Terörizm günümüzde yalnızca tek tek ülkelerin değil, uluslararası barış ve güvenliğin karşı karşıya bulunduğu ortak tehditlerden birisidir.
Sınır aşan yapıları, finansman ağları ve farklı ülkelerde faaliyet gösterebilme kapasiteleri dikkate alındığında terörle mücadelede kalıcı ve etkili sonuçlara ancak güçlü uluslararası iş birliğiyle ulaşılabileceğine inanıyorum.
Türkiye, terör örgütleri arasında ayrım gözetmeksizin her türlü terör örgütü konusunda hukuk temelinde mücadele etmekte ve bu konuda da aynı kararlılığın uluslararası düzeyde de gösterilmesini savunmaktadır. Terörle mücadelede uluslararası hukuk devletlere geniş bir iş birliği zemini ve çok sayıda hukuki araç sunmaktadır.
Suçluların iadesi, karşılıklı adli yardımlaşmaya ilişkin sözleşmelerin yanı sıra terörizmin önlenmesi ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye yönelik uluslararası mekanizmaların uygulamada etkin bir biçimde kullanılması büyük önem taşımaktadır.
Önümüzdeki dönemde özellikle terör suçlarına ilişkin iade ve karşılıklı adli yardımlaşma taleplerimizin gecikmeksizin taraf olduğumuz sözleşmelerin ruhuna uygun bir şekilde sonuca ulaştırılması, iki ülke arasındaki iş birliğinin inşallah en somut göstergesi olacaktır.
Terör suçları nedeniyle aranan kişilerin iadesi, karşılıklı adli yardımlaşma taleplerinin etkin biçimde yerine getirilmesi ve soruşturma ve kovuşturmalar için gerekli bilgi ve delillerin zamanında temin edilmesi bu iş birliğinin en önemli unsurlarından birisidir.”
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika