AK Parti tabanı neden öfkeli
HASAN Hüseyin Ceylan, Refah Partisi’nin önde gelen isimlerindendi. 28 Şubat sürecinde milletvekilliği düşürülüp hapse atılmıştı.
HASAN Hüseyin Ceylan, Refah Partisi’nin önde gelen isimlerindendi. 28 Şubat sürecinde milletvekilliği düşürülüp hapse atılmıştı.

Hasan Hüseyin Ceylan, “Daha milletvekilliğim devam ederken, Refah Partisi henüz kapatılmamışken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş ve DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla milletvekili lojmanlarındaki evime 100 polisle baskın yaptırdılar. 90 yaşındaki anneannemi, eşimi ve üç çocuğumu ağlattılar. Evimi tarumar ettiler.
Gümüşköy’deki aile evimizin etrafını mavi berelilerle sardırıp kız kardeşimi ağlattılar” diye anlattı. NELER YAŞANDICumhurbaşkanı Erdoğan, bir şiir okuduğu için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınıp Pınarhisar Cezaevi’ne atılmıştı. Emine Hanım eşini gözyaşları ile uğurladı. Erbakan’ı başbakanlıktan indirdikleri yetmediği gibi eski başbakanın evinin etrafını kuşattılar.
BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜBaşörtüsünden dolayı Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden atılan bir öğrenci anlatmıştı. “Babam beni inşaatlarda amelelik yaparak okutuyor. Babama başörtüsünden dolayı okuldan atıldığımı söyleyemiyorum. Babam okulumu soruyor, ‘Okula gidiyorum baba’ diyorum. Babama yalan söylememek için her sabah okula gidiyorum, kapısından dönüp geliyorum” demişti. KENAN EVRENGazi Üniversitesi’nde öğrenciydim.
Aynı zamanda gazetede çalışıyordum. Kenan Evren’in Tevfik İleri İmam Hatip Lisesi’nin önünden geçerken teneffüse çıkan kız çocuklarını görüp, “Bu yaşta bunların başı neden kapalı?” diye kızdığı haberi geldi. Başörtüsü zulmü ondan sonra başladı. Devir, 12 Eylül devriydi. Okul yönetimi paniklemişti, öğrenciler korkudan titriyordu. Onlara destek için ne kadar gazeteci, üniversite öğrencisi varsa toplanıp gittik.
Kimimiz fotoğraf makinesi aldık, kimimiz teyp tuttuk. Okul dağılırken o çocukların gelincik tarlasında rüzgârla birlikte salınan çiçekler gibi korkudan titrediğine şahit oldum. 28 ŞUBAT ZULMÜBunları niye aktardım. AK Parti başörtüsü zulmüne karşı doğdu. 28 Şubat zulmüne itiraz olarak yükseldi. Asker baskısıyla hükümetler yıkılmasın, seçimle gelen başbakanlar devrilmesin diye doğdu.
AK Parti hep bir reaksiyon partisiydi hem de bir aksiyon partisi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat başta olmak üzere darbecilerden hesap sordu, hem de başörtüsü zulmüne son verdi. Erdoğan, sadece darbelerle hesaplaşmadı aynı zamanda 15 Temmuz’da darbe girişimini püskürttü. AK Parti hem geçmişin zulümlerine bir tepki olarak doğdu hem geleceğin kurucu aklı ve umudu olarak hareket etti.
ÖFKENİN NEDENİFon krizi nedeniyle AK Parti tabanında yaşanan öfkenin altında bu yatıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi AK Parti’yi parmağındaki yüzüğü satanlar, kolundaki bileziği çıkaranlar, başörtülü olduğu için üniversitelerin kapısından çevrilenler kurdu. Gazze’deki Muhammed’in, Somali’deki Yusuf’un umudu oldu. Bu davada emeği olmayan bir avuç doyumsuz ise fon rezaleti diye bir krizi başımıza sardı.
Değerlerimizin içini boşattılar. Üç beş muhterisin değerlerimizi kirletmesine izin verilmemeli. Bu millet bunlardan hesap sorulduğunu görmeli. AK Parti, fon krizinden dolayı 3-6 puan kaybetmiş. Bu ne demek? Dünya lideri olan Erdoğan’ın sırtını yere getirmeye çalışmak demektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefetten daha ağır darbe vurmak demektir.
Erdoğan, bu krizin altından kalkar ama bunların da fitil fitil burnundan getirilmesi lazım. HESAP SORULSUNFon krizi nedeniyle AK Parti tabanındaki tepkinin nedeni bu. O nedenle hesap sorulmasını istiyorlar. Çürüyen kolun kesilip atılmasını talep ediyorlar. Bir ucu siyasette, bir ucu Borsa’da, kökleri SPK’da, BDDK’da, Tera gibi Pusula gibi fonlarda olan organize bir soygun grubundan hesap sorulmasını istiyorlar.
BÜTÜN KRİZLER KÖTÜDÜRMuharrem İnce, 2001 kriziyle ilgili bir paylaşım yaptı. Ecevit’in 2001 krizinde 20 gün içinde durumu toparladığını yazdı. Her şeyi “tek adam”a bağlıyorlar ya fon krizini de oraya bağladı. “Tek adama yetkiyi verirsen onun keyfini beklersin! Ya paşa gönlü istemezse?” Muharrem İnce’ye itirazlarım var. 1- Erdoğan, tek adam değil, seçilmiş adam. Millet seçtiği için orada oturuyor.
Muharrem İnce’yle de yarıştı, Kılıçdaroğlu ile de yarıştı. Muharrem İnce’nin üslubuyla anlatacak olursak, “Çıkmışsınız yenmiş, çıkmışsınız yenmiş, bir daha çıkmışsınız bir daha yenmiş”. DEVLET KRİZİ2- 2001 krizini Ecevit, 20 günde toparlamadı. Tam tersine Ahmet Necdet Sezer’le birlikte krizi patlattı.
2001 krizi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in MGK toplantısında Başbakan Ecevit’in önüne anayasa kitapçığı fırlatması ile başladı. MGK’yı terk eden Ecevit’in “Devlet yönetiminde kriz var” açıklaması üzerine Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizi patlak verdi. Ecevit, bırakın krizi toparlamayı hükümetini ve partisini toparlayamadı. Bahçeli’nin çağrısı ile Türkiye seçimlere gitti, DSP ilk seçimde yüzde 1’e indi.
3- Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ABD’de bulunduğu sırada dahi fon krizine el koydu. Dinamik bir kriz yönetimi sergiledi. Hesap sorulacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında kurulan tasfiye kurulu hızla çalışmalara başladı. 131 fona el koyulmuştu, bu sayı 1 ay içerisinde 65’e düştü. 4- 2001 krizinde faizler bir gecede yüzde 7 bin 500’e fırladı.
Fon krizi patlak verdiğinde faiz oranları yüzde 37’ydi, şimdi de aynı. DOLAR PATLAMIŞTI5- 2001 krizinde dolar neredeyse yüzde 100 oranında arttı. Dolar 680 TL’den 1280 TL’ye fırladı. Fon krizi patladığında dolar 48. 58’di. Dün itibarıyla dolar 49. 55 TL oldu. 6- 2001 krizinde borsa yüzde 29 oranında değer kaybetti. Fon krizinde en büyük darbeyi borsa yiyerek yüzde 17 oranında değer kaybetti.
7- 2001 krizinde enflasyon yüzde 90’a dayandı. Fon krizinde enflasyon yatay seyrini sürdürdü yüzde 29. 73 olarak gerçekleşti. 8- 2001 krizinde 22 bankaya el koyuldu. Daha önce batan 3 bankayla birlikte Türkiye tarihinin en büyük bankacılık krizi yaşandı. Borsa krizinde bankacılık sektörümüz etkilenmedi. 9- 2001 krizinde iflaslar yaşandı, 1 milyon 900 bin kişi işsiz kaldı.
Borsa krizinin işsizliğe doğrudan etkisi olmadı. Acılar yarıştırılmadığı gibi krizlerin de yarıştırılmasını doğru bulmam. Her kriz kötüdür, her kriz can yakıcıdır.
Kaynak: Hürriyet


