ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Adriana Lima’ya ne oldu?
Gündem

Adriana Lima’ya ne oldu?

BU soruyu 3 yıl önce de sormuştuk.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 24 Eylül 2026 05:57·Güncelleme: 24 Eylül 2026 07:36·4 dk okumaBu haber 20 kez okundu
Adriana Lima’ya ne oldu?
Adriana Lima’ya ne oldu?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

2023’tü. Üçüncü çocuğu Cyan henüz bir yaşındaydı. Lima bir filmin galasına çıktı. Kilo almış, yüzü değişmişti. Fotoğraflar sadece magazin sayfalarını değil, sosyal medyayı da sardı:“Adriana Lima’ya ne olmuş?” Oysa cevabı basitti. Doğum yapmıştı. Hamilelikte kilo almış, bedeni değişmiş, uykusuz kalmıştı. O bildik postpartum dönemden geçiyordu.

Lima, makyajsız bir fotoğrafı ile yanıt verdi: “Bir ergen, iki ergenlik öncesi çocuk, çok hareketli bir oğlan, yürümeyi öğrenen bir yaşındaki bebek ve üç köpekle yaşayan ‘yorgun’ bir annenin yüzü...” Aradan üç yıl geçti. Bu kez Madrid Moda Haftası’nda karşımıza çıktı Lima. Aman Allah’ım! Sanki 45 değil, 25 yaşında. Ne yalan söyleyeyim, dönüp dönüp baktım. Zaman onun için tersine çalışmış gibiydi.

Ve yine aynı soru:Adriana Lima’ya ne oldu? Sosyal medyada estetikten, zayıflama iğnelerine kadar her türlü teori uçuşuyor. Ama eldeki gerçekler daha sade. Lima, Vogue España’ya son hamileliğinde önceliğinin görüntüsü değil bebeği olduğunu anlatmıştı. Şimdi ise eski düzenine dönmüş: ağırlık, kardiyo, boks, yoga, yüz egzersizleri, sauna... Gerisini bilmiyoruz. Fakat bildiğimiz bir şey var.

Lima’nın bebeğini kucağına aldığı günden bugüne kadar “genç kalma” meselesi de bambaşka bir yere geldi. Artık önümüzde koskoca bir “longevity” dünyası var. Duymayan kaldı mı? “Sağlıklı uzun yaşam.” Mesele sadece aynada gördüğümüzle sınırlı değil artık. Kanımıza, hormonlarımıza, hücrelerimize de bakıyoruz. Bedenimiz yeni projemiz. Hedef: Mümkün olduğunca yaşlanmayı yavaşlatmak, hatta zamanı geriye doğru işletmek.

Biraz vampirleşiyoruz anlayacağınız. Daha uzun yaşayalım, daha sağlıklı yaşayalım; hastalıkları mümkün olduğunca geciktirelim. Buna kim itiraz eder? Ancak sosyal medya, güzellik endüstrisi ve milyarlarca dolarlık bir pazar işin içine girince çizgi biraz bulanıklaşıyor. Çünkü sağlıklı yaş almakla, yaş aldığının hiç belli olmaması aynı şey değil.

Dolayısıyla çizgiler, sarkmalar, beyazlar bir süre sonra bize olmaması gereken kusurlarmış gibi görünmeye başlıyor. “Longevity” çılgınlığının en tuhaf çelişkisi de bu bence:Ömrümüzü uzatmaya çalışırken, yaşlı bir yüz görmeye tahammülümüz azalıyor. ‘SALAH TAŞI’ YERİNDE ŞİMDİ DAĞILABİLİRİZMUHAMMED Salah Trabzon’da bir yaylaya gitmiş. Bir taşa oturmuş. Buraya kadar hikâyenin bir haber değeri yok.

Fakat Salah kalkıp gittikten sonra acayip bir şey oldu sevgili okur; taşın hayatı değişti. İnsanlar Kurtdere Yaylası’na gidip o taşı bulmaya, Salah’ın oturduğu yere oturup aynı pozu vermeye başladı. Öyle üç beş kişi de değil. Kayanın önünde sıra var. Adı bile hazır:“Salah taşı.” Tövbe estağfurullah! Görseniz kutsal emanet muamelesi yapılıyor taşa. Alt tarafı bir futbolcu bir taşa oturdu! Şifa mı dağıtıyor?

Üzerine oturanın sol ayağı mı kuvvetleniyor? Nedir yani derdiniz diye düşünürken memleketçe endişelendiğimiz bir gelişme yaşandı:“Salah’ın taşı çalındı!” Sosyal medyada kayanın yerinde kocaman bir çukur olduğunu gösteren fotoğraf dolaşmaya başladı. Trabzonlular bir üzüldü bir üzüldü. Hatta mesele öyle bir noktaya geldi ki devletin ajansı bile devreye girdi. Çok şükür!

AA Trabzon Müdürlüğü bölgeden teyit etti:Taş yerinde. Meğer kayanın söküldüğünü gösteren fotoğraf yapay zekâyla üretilmiş. Bir futbolcunun oturduğu taşı turistik mekâna çevirmiş olmamız hakkında yazacaktım. Fakat bu son gelişme üzerine vazgeçtim. Taş yerinde arkadaşlar. Salah da iyi. Memleketçe dağılabiliriz. DAHA KAÇ KEZ AYNI KÂBUSU YAŞAYACAĞIZSaat 07. 59. Bir lisenin önü. Ders zili henüz çalmamış.

Çocuklar yenice okula geliyor. Ve biri av tüfeğiyle çıkagelip ateş ediyor. Yer: Manisa, Turgutlu. İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Son resmî açıklamaya göre 11 öğrenci yaralı. Üçü yoğun bakımda. Saldırgan da aynı okulun öğrencisi. 15 yaşında. Okul yolunda güvenlik kameralarına takılmış. Ama kimsenin dikkatini çekmemiş. Saldırıda kullandığı tüfek, anneannesinin üstüne kayıtlı, dedesinin evinde duruyor.

Ama onlar da silahın evden çıktığını fark etmiyorlar. İnsan ister istemez 5 ay önceki Kahramanmaraş saldırısını hatırlıyor. Ayser Çalık Ortaokulu. Yine bir öğrenci. Yine silah. Bu kez silah okulun içine girmiş, sekiz çocuk ve bir öğretmen hayatını kaybetmişti. Ama benim hafızam daha da geriye gidiyor. Fatma Nur Çelik’e... İbrahim Oktugan hocamıza... “Çocuklarımızın ve eğitimcinin güvenliğini nasıl sağlayacağız?”

diye sormuştum uzman eğitimcilere. “Kapılara güvenlik mi koysak?” “Sınıfları kurşun geçirmez mi yapsak?” “Detektör mü yerleştirsek?” Şimdi yine aynı şeyler tartışılıyor. Hepsini yapalım. Ama şunu da görelim artık:Mesele yalnızca silahın okul kapısından nasıl geçtiği değil, o silahı bir çocuğun eline kadar getiren yolu da konuşmak zorundayız.

Çocukların silaha kolayca erişimden akran zorbalığına, öfke kontrolünden ruhsal sorunların erken fark edilmesine, öğretmenin ve okulun otoritesinin aşınmasından çocukların şiddeti çözüm yöntemi olarak görmesine kadar uzanan koca bir zincir bu. Dolayısıyla şu soruyu da sormamız şart:Her saldırıdan sonra ne yaptığımızı değil, bir sonraki saldırıdan önce ne yaptığımızı ne zaman konuşacağız?

Kaynak: Hürriyet

23:19

Ahmet Şık, Burak Doğan’ın adliyeye girişinin yasaklandığını öne sürdü

23:17

Yeni Parti'nin genel başkanlık ön seçiminde Özgür Özel geçerli oyların tamamını aldı

23:05

Şamil Tayyar, fon operasyonunun genişleyebileceğini belirterek sürecin hızlandırılmasını istedi

23:02

Masterchef'te kim elendi?

22:02

YENİ Parti ön seçiminde 639 bin 454 üye oy kullandı

21:54

8 Kasım 2026 Süper Loto sonuçları: Kazandıran numaralar açıklandı

21:49

Seyyar aracıyla yola savruldu: Aracın çarptığı şahıs hayatını kaybetti

Tahliye kararına savcı engeliGündem8 Kas 07:00

Tahliye kararına savcı engeli

Eğlence mekânında çıkan kavgada Soner Çil’e yumruk atıp ölümüne neden olan Yavuz Kef ile arkadaşı Ahmet Enes Erdem, müebbet hapis cezası istemiyle yargılandıkları davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine yeniden gözaltına alınan 2 sanık, tutuklandı.
Bodrum'da sahile vurduGündem7 Kas 18:48

Bodrum Gölköy sahilinde 75 santimetrelik caretta caretta ölü bulundu

Muğla’nın Bodrum ilçesinde yürüyüş yapanlar, Gölköy Mahallesi sahilinde hareketsiz bir caretta caretta fark etti. Belediye ekiplerinin kontrolünde yaklaşık 75 santimetre uzunluğunda ve 45 kilogram ağırlığındaki deniz kaplumbağasının öldüğü belirlendi; vücudunda çok sayıda deformasyon tespit edildi.
COP31 yarın Antalya’da başlıyor: Dünya liderleri iklim için buluşacakGündem8 Kas 13:21

COP31 yarın Antalya’da başlıyor: Dünya liderleri iklim için buluşacak

COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde yarın Antalya’da başlıyor. 102 devlet ve hükümet başkanı ile 300’ü aşkın bakanın katılması beklenen zirvede iklim finansmanı, fosil yakıtlardan çıkış, temiz enerji dönüşümü ve 1,5 derece hedefi başta olmak üzere küresel iklim gündeminin kritik başlıkları ele alınacak.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri