Haber detayı
Haberin ayrıntıları
* Karakteriniz Alice, korkunç şeyler yapan birinin peşine düşüyor. Ancak onun yaptıklarını affetmemizi istemeden, neden böyle birine dönüştüğünü anlamaya da çalışıyor. Hem başrol oyuncusu hem de yürütücü yapımcı olarak performansınızın tonunu nasıl kurdunuz? - Emmy Rossum: Oyuncu olarak bir role yaklaşırken, ister iyi adamı ister kötü adamı oynayın, göreviniz her şeye empatiyle yaklaşmak diye düşünüyorum.
Karakter sizden farklı olduğunda, onu öğrenmek, karakterin dünyasını hayata geçirmek, izleyenlerle bağ kurmak ve onlara dokunmak için kendi hayatınızdan ve geçmişinizden parçaları kullanmak heyecan verici. Bence hikâye anlatıcılığı, içimizdeki bir şeyle yüzleştiğimizde en güçlü hâline ulaşıyor. Dünyayı alıştığımızdan farklı bir biçimde görmek ve düşünmek için bir fırsat sunuyor.
Bu karakter, daha önce oynadıklarımdan kesinlikle çok farklı: Daha içe dönük, daha ketum ve kendisiyle bağını büyük ölçüde koparmış biri. Bunun her iki kadın karakter için de geçerli olduğunu düşünüyorum. İki karakter de son derece riskli ve tehlikeli davranışlar sergiliyor. Geçmişte maruz kaldıkları şiddet nedeniyle, bir şey hissedebilmek için uç noktalara ihtiyaç duyuyorlar. Bu benim için çok farklı bir durum.
Ben her an çok yoğun hisseden biriyim; rüzgâr esse etraftaki her şeyi hissederim.
Bu nedenle karakterin dünyasına girebilmek için şunu anlamaya çalıştım: Şiddet mağduru olmasının yanı sıra kolluk kuvvetlerinde çalıştığı için, bu işi yapabilmek, erkek egemen bir alanda var olabilmek ve yıllar, hatta on yıllar boyunca bu mesleğin yoğunluğuna dayanabilmek adına daha yumuşak, daha kadınsı taraflarıyla bağını nasıl koparmış olabilir?