ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. 83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Söylemler klişeye dönüşürken...
Kültür

83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Söylemler klişeye dönüşürken...

Daha ilk günden, Altın Aslan adayı politik içerikli filmler henüz izlenmeden sinemanın içinde bulunduğu siyasal ve kurumsal ortamla ilgili polemik söylemler ön plana çıktı.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 5 Eylül 2026 04:00·Güncelleme: 6 Eylül 2026 16:04·4 dk okumaBu haber 536 kez okundu
83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Söylemler klişeye dönüşürken...
83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Söylemler klişeye dönüşürken...
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Mostra’nın siyasetin dışında kalamayacağı vurgulanırken yıllardır tekrarlanan kimi politik doğruların, ne ölçüde gerçek bir sorgulamaya dönüşebildiği sorusu da gündeme geliyordu.

Ana jüri başkanı, Amerikan oyuncu ve yönetmen Maggie Gyllenhaal’ın, kadın yönetmenlerin seçkilerdeki düşük oranıyla ilgili sözleri, bu tartışmanın ilk başlığını oluşturdu.

Image
Image
Image
Image

Değerlendirecekleri 21 filmden yalnızca ikisinin kadınlar tarafından yönetilmiş olmasına dikkat çeken Gyllenhaal, bunun salt bir subjektif seçim meselesi değil, finansmana erişimden başlayarak hangi hikâyelerin “önemli” olduğu ya da “sanat düzeyi yüksek” kabul edildiğine kadar uzanan sistemik bir sorun olduğunu söylüyordu.

Sinemanın “kaçınılmaz olarak politik” olduğunu savunurken, bunun nedenini yalnızca filmlerin doğrudan politik konular işlemesinde değil, başka insanların deneyimlerini beyazperdeye taşıyarak seyirciyle empati kurma imkânı yaratmasına bağlıyordu.

Festivalin sanat yönetmeni Alberto Barbera’nın cevabıysa, sinema dünyasının çok tanıdık argümanıydı: Kadın yönetmenlerden yeterince güçlü film çıkmamıştı bu yılın adayları arasından.

POLİTİK ATMOSFER Kadın sanatçılara öncelik tanıyarak hatta daha da kötüsü belirli bir kota ayırarak pozitif ayrımcılığa gitmenin anlamsızlığı apaçık ortada olduğuna göre, Barbera’nın bir kez daha altını çizdiği bu olgu, ilk bakışta “sanatsal ölçütlerin cinsiyeti olmaz” biçimindeki tarafsızlık iddiasını korumaktaydı. Ancak tam da burada, sorunun özü beliriyor.

Bir yönetmenin film yapabilmesi için gereken finansmanı, yapım desteğini ve sektörün güvenini elde etme koşulları eşit değilse seçim masasının başında yalnızca “iyi film” ile “kötü film” arasında tarafsız bir tercih yapıldığı söylenebilir mi? Gyllenhaal, temelde bu soruyu sormaktaydı. Açılış töreninde Onur Altın Aslanı alan George Clooney’nin yaptığı açıklamalar da festivalin politik atmosferini besledi.

Clooney, yapay zekânın gazetecilik üzerinde oluşturduğu tehditten medyanın giderek birkaç büyük sermaye sahibinin elinde toplanmasına ayrıca zaten büyük olan şirketlerin birleşmesinin yaratacağı olumsuz sonuçlara kadar uzanan bir dizi uyarıda bulundu. Özellikle, Paramount ile Warner Bros’un birleşmesine yönelik eleştirisi dikkat çekiyordu. Tüm bu saptamalar günümüz gerçeklerini yansıtıyor ve hiçbiri önemsiz değil.

Tam tersine, “Ink” gibi, Rupert Murdoch’ın medya imparatorluğu kurmasının ilk adımlarını anlatan bir filmin açılışta sunulduğu düşünüldüğünde gazetecilik, sermaye ve genelde iktidar üzerine söylenen bu sözler, perdede hemen ironik bir karşılık buluyor.

Venedik’in açılışında su yüzüne çıkan ancak doğrudan ifade edilmeyen başka bir önemli soru daha var: Hollywood’un yıldız adları ve büyük festivallerin yöneticileri, neredeyse ritüel haline gelen bu politik söylemleri defalarca dile getirirken köklü bir dönüşüm beklentisine gerçekten katkıda bulunuyorlar mı? Yoksa giderek törensel hale gelen bir politik nakaratı seslendirmekle mi yetiniyorlar?

Yedinci sanatın politik olması gerektiğini savunmak, doğru olduğu kadar da kolay bir söylem. Asıl güçlük, sinemanın üretildiği, finanse edildiği ve görünürlük kazandığı iktidar ilişkilerini yeniden yapılandırmakta ortaya çıkıyor. Asıl tartışılması gereken, sistemin bu kadar rahat eleştirilebilir olmasına karşın, neden bir türlü değiştirilemediğiydi?

“Leica’lı Kız” (La ragazza con la Leica) UFUKLAR (ORİZZONTİ): TARİHİN BELLEĞİ, FAŞİZMİN GÖLGESİ... Ayrı bir jürisi olan “Orizzonti” seçkisinde izlenen başarılı iki film, farklı sinemasal yollardan geçerek, tarih, özgürlük ve iktidar meselelerine uzanıyordu.

Alina Marazzi’nin (1964) “La ragazza con la Leica”sı, Nazi Almanya’sından Paris’e kaçan, komünist militanlığı ile fotoğrafçılığı iç içe yaşayan Gerda Taro’nun (1910-1937) çok kısa ama yoğun yaşamını ele alıyor. Taro’nun Robert Capa ile ilişkisi kadar, fotoğrafı bir tanıklık ve direniş aracına dönüştürmesi de filmin odaklaştığı bir konu.

İtalyan kadın yönetmen, sadece geçmişi kurgulamakla yetinmeyip, dönemsel arşiv görüntülerini kurmaca sahnelerle yan yana getirirken belleğin nasıl inşa edildiğini de sorguluyor. Filmin bu iki katmanlı yapısı, kuşkusuz en güçlü yanı. Kamera kimi zaman tarihsel bir dekorun içine giriyor, kimi zaman da yerini gerçek görüntülerin tanıklığına bırakıyor.

İspanya iç savaşına katılan genç kadın fotoğrafçı Taro’yu, Capa’nın gölgesinde kalmış bir figür olarak ele almıyor; kendi bakışı ve politik bilinci olan öncü bir fotoğrafçı olduğunu da hatırlatıyor. Mohsen Gharaei’nin (1984) “Falling House”u ise çok daha kapalı, alegorik bir sinema diline sahip.

İranlı yönetmen, patriyarkanın ve geleneksel değerlerin bireyleri nasıl kuşattığını, giderek çöken bir rejimin metaforu üzerinden anlatıyor. Burada “ev” yalnızca bir mekân değil, adeta baskıcı bir iktidarın minyatür simgesine dönüşüyor. Sığınak olduğu kadar hapishane, geçmişin mekânı olduğu kadar da kaçınılmaz çöküşün habercisi.

Filmin en etkileyici yanı, bu alegoriyi açıklamak yerine, görsel ve dramatik yapının içine yerleştirmesi. Kapılar, duvarlar, kilitlenen odalar ve giderek güvensizleşen mekân, karakterlerin üzerindeki toplumsal ve siyasal baskı sisteminin somut çarklarına dönüşüveriyor. ‘Falling House’ “La ragazza con la Leica” tarihsel belleğe yeni bir bakış getirirken “Falling House” bugünü tarihe dönüştürüyor.

İlki tanıklığın, ikincisi ise metaforun gücünden beslenerek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:00

Azerbaycan-Ermenistan barışında köy hesabı - Göktürk Tüysüzoğlu

04:00

‘Barış (!) süreci’ ve hapistekiler!

04:00

İstanbul Barosu'nda seçim heyecanı: Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal gazetemize konuştu

04:00

İstanbul Barosu'nda seçim heyecanı: Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi Adayı Av. Hasan Kılıç

04:00

Korkut Kanadoğlu, İstanbul Barosu başkanlığı için hedeflerini anlattı

04:00

Bir baba, bir aydın, bir ülke... - Nilhan Nur Kışlalı

04:00

Fon Olayı ve Açıklanmayan İsimler

AYM'nin YENİ Parti kararının ardından Özgür Özel'den ilk açıklamaSiyaset21 Eki 11:42

AYM'nin YENİ Parti kararının ardından Özgür Özel'den ilk açıklama

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi'nin partisinin isim ve rumuzuna ilişkin talebi reddetmesinin ardından ilk kez konuştu. Partinin adını halkın belirlediğini söyleyen Özel, “Millet partinin adını koyduysa bunu YENİ Parti'nin yükselişinden rahatsız olanlar istiyor diye millet kimseye değiştirmez” dedi.
Daha 17 yaşında... Korkutan bekleyişGündem21 Eki 15:21

Daha 17 yaşında... Korkutan bekleyiş

Antalya Kepez'de, babası ile birlikte staj için gittiği kurum otoparkında, "Biraz vakit geçireceğim" dedikten sonra araçtan çıkarak kayıplara karışan 17 yaşındaki Hatice Ennur Ateş'ten 3 gündür haber alınamıyor. Kızına seslenen acılı baba, "Kızım çok özledik, dön gel" dedi
YENİ Parti'nin 'fon krizi' önergesi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildiSiyaset21 Eki 21:06

YENİ Parti’nin fon krizi araştırması Meclis’te reddedildi

YENİ Parti’nin fon krizinin nedenleri, yatırımcı ve kamu zararları ile denetleyici kurumların sorumluluklarının incelenmesi için sunduğu Meclis araştırması önergesi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmedi. Önergenin gerekçesini Şeref Arpacı açıkladı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri