4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nün tarihçesi ve hayvan haklarındaki önemi
Her yıl 4 Ekim’de anılan Hayvanları Koruma Günü, hayvanların yaşam hakkı, refahı ve doğal yaşam alanları konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Günün uluslararası kabulünde 1931’de Floransa’da düzenlenen toplantı etkili olurken, Türkiye’de hayvanların korunmasına ilişkin 5199 sayılı kanun 2004’te yürürlüğe girdi.
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nedir? 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü nasıl ortaya çıktı? Hayvanları Koruma Günü anlam ve önemi
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
4 Ekim Hayvanları Koruma Günü , hayvanların korunması ve hayvan hakları konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan özel günlerden biri olarak dünya genelinde anılıyor. Hayvanlara yönelik kötü muamele, ihmal ve yaşam alanlarının korunması gibi konuların gündeme geldiği bu gün, insanların diğer canlılarla kurduğu ilişkinin önemini hatırlatıyor. 4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Hayvanların korunmasına yönelik çalışmaların geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanıyor. İngiltere'de 1822 yılında hayvanların korunması ve kötü muamele görmelerinin önlenmesi amacıyla Hayvanları Koruma Birliği kuruldu. Türkiye'de ise Hayvanları Koruma Derneği 1908 yılında kuruldu.
ImageImage
4 Ekim'in Hayvanları Koruma Günü olarak kabul edilmesinde ise 1931 yılında Floransa'da düzenlenen uluslararası toplantı önemli bir dönüm noktası oldu. Hayvan koruma kuruluşlarının katıldığı toplantıda 4 Ekim'in Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak anılması kabul edildi.
Dünya Hayvanlar Günü'nün tarihçesine ilişkin resmi kaynaklarda, Alman yazar ve hayvan hakları savunucusu Heinrich Zimmermann'ın da önemli bir rolü olduğu belirtiliyor. Zimmermann ilk Hayvanlar Günü etkinliğini 24 Mart 1925'te Berlin'de düzenledi. 4 Ekim tarihi ise Aziz Francis'in günü olması nedeniyle tercih edildi ve 1931'de uluslararası ölçekte kabul gördü.
4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ'NÜN ANLAM VE ÖNEMİ 4 Ekim, yalnızca evcil hayvanların değil, dünyadaki tüm hayvanların yaşam hakkına ve refahına dikkat çekmek açısından önem taşıyor. Bu özel günle hayvanlara yönelik şiddet, ihmal ve kötü muameleye karşı farkındalık oluşturulması ve insanların hayvanların ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı olması amaçlanıyor.
Hayvanların yaşam alanlarının korunması ve doğal dengenin devamlılığı da günün öne çıkan konuları arasında yer alıyor. Bu nedenle 4 Ekim, hayvanların yalnızca bir gün hatırlanması yerine onların yaşam hakkına her gün saygı gösterilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye'de hayvanların korunmasına ilişkin temel düzenlemelerden biri olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 2004 yılında yürürlüğe girdi.
Kanun kapsamında hayvanların rahat yaşamalarının sağlanması, acı ve eziyetten korunmaları ve mağduriyetlerinin önlenmesine yönelik düzenlemeler bulunuyor. HAYVAN HAKLARI NELERDİR? 15 Ekim 1978’de Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirisine göre genel olarak hayvan hakları şu şekildedir; 1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler. 2.
Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan , öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma, ve korunma hakları vardır. 3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz.
Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır. 4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır. 5.
Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir. 6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır. 7.
Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir. 8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir. 9.
Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır. 10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır. 11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur. 12.
Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur. 13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır. 14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.