Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Türkiye’de hayvan hakları mücadelesi, tarihinin en kritik, en sancılı ve en karanlık iki yılını geride bırakıyor.
Kamuoyunda katliam yasası olarak anılan ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle birlikte, yıllardır uygulanan “kısırlaştır, aşılat, yerine bırak” ilkesinden vazgeçilerek sokakta yaşayan canlıların tecrit edilmesinin ve “ötanazi” adı altında yaşamlarına son verilmesinin önü açıldı.
Bireysel çabaların yetersiz kaldığı bu dönemde; dernekler, akademisyenler, hukukçular ve öğrenciler bir araya gelerek “yaşatacağız” iradesini her alanda örgütlemeye başladı. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nde Sarıyer Belediyesi ve MEF Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen ödül töreni, son iki yılda biriken direncin kürsüsü durumuna geldi.
“Yılın Hayvan Hakkı Savunucusu” ödülünü alan avukat Umut Yıldız, yaptığı konuşmada, “Ülkemizde insana ötanazi yasakken veteriner hekim onayıyla hayvan öldürmek serbest bırakıldı. Telefon çaldığında ‘Acaba bir cana bir şey mi geldi?’ kaygısıyla o çağrıya dönen insanlarız. Hayvanları da hakkı olduğunu er ya da geç öğreteceğiz” dedi.
“Yılın Hayvan Dostu Gönüllüsü” seçilen Yasin Köse ise mücadelesini şu sözlerle dile getirdi: “Belki de ilk defa üzerime böyle bir elbise giyiyorum, onu da havaalanında giydim desem olur. Ben onlarla oturup onlarla ağlıyorum, onlarla gülüyorum” diye konuştu.