ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. Adana Altın Koza’da ulusal kısa film yarışmasında 10 yapım ödül için yarışıyor
Kültür

Adana Altın Koza’da ulusal kısa film yarışmasında 10 yapım ödül için yarışıyor

33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali sürerken, ulusal kısa film yarışmasında 10 film ödül için yarışıyor. Yapımlar ekonomik kriz, emek sömürüsü, deprem, toplumsal cinsiyet, ırkçılık, tarikatlar ve siyasi baskı gibi güncel meseleleri ele alıyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 2 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 2 Ekim 2026 04:46·3 dk okumaBu haber 492 kez okundu
33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin kısa filmleri iddialı
33’üncü Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin kısa filmleri iddialı
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Festivaller sezonu açıldı ve bu yıl 33’üncü kez sinemaseverlerle buluşan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, tüm hızı ve yoğunluğuyla sürüyor. Festivali takip edenler için, ulusal uzun metraj film yarışması ve ulusal belgesel yarışmasının heyecanı dorukta olsa da ulusal kısa film yarışması da bir o kadar iddialı.

Festivale bu yıl eklenen “ulusal yapay zekâ film yarışması”nı da unutmamak gerekir fakat bu yılın kısa filmleri, deyim yerindeyse “taş” gibi. TOPLUMCU SANAT Birbirleriyle çok iyi anlaşan neoliberalizm ve postmodernizmin yarattığı bireycilik, bunalımcılık toplumdan kopukluk, tüm sanat disiplinleri gibi sinemayı da derinden etkilemişti.

Son birkaç yıldır festivallerde yer bulan kısa filmlere bakıldığında görünen o ki yeni kuşak sinemacılar makarayı tersine doğru çeviriyor. Politik film yapmaktan çekinmeyen, toplumun derdini kendisine dert edinen sinemacılar geliyor. Bu, kuraklaşmış sanat ortamımıza güneş gibi doğan toplumcu sanatın ışığı. HER ŞEY SINIFSAL! “Ulusal kısa film yarışması”nda 10 film ödül için yarışıyor.

Bu 10 filmden 8’i doğrudan günümüz gerçekliğine odaklanmış. Buse Halaçoğlu’nun yazıp yönettiği “Yakın”; ekonomik krizin giderek derinleştiği ve yoksulluğun artık bir haber değeri taşımadığı günümüzde, işsiz, yoksul ve çocuklarına bir lokma ekmek götürebilmek için didinen bir kadınla, emeğinin sömürüldüğü her halinden belli olan genç bir kadının bir markette alışveriş yapma hikâyesi.

Salih Ortaçay’ın yazıp yönettiği “Gece Mesaisi” ise bir bakıma “1984” yansıması. Bir butik otelde resepsiyonist olarak çalışan genç bir öğrenci, patronu tarafından güvenlik kameralarından sürekli gözetlenir, tuvalette bile. İşin acı kısmı ise şu: Yaşanmış bir hikâye.

İlayda İşeri’nin yazıp yönettiği “Tarla Fareleri”; mülkiyet meselesine eğiliyor ve günümüzün sermaye sahiplerinin bugünlere nasıl geldiğinin, fitilin nereden ateşlendiğinin resmini çiziyor. Türkiye’nin en büyük sorunu tarikatlar, sanatımızın herhangi alanında pek işlenmiyor bu dönem. Ecre Begüm Bayrak’ın yazıp yönettiği “İstiğfar ya da Kar”, bu konuya el atıyor.

Film, kendi cemaati tarafından işlenen bir cinayete tanık olan genç bir kadının, cemaatine olan korkusu ile kurbanın ailesine karşı duyduğu vicdan azabı arasında kalışının hikâyesi. 2023’ün şubat ayında yaşadığımız korkunç deprem, hepimizin yaşamını ama en çok da deprem bölgesindeki insanların yaşamını derinden etkiledi.

Yaşar Güney Yurdakul’un yazıp yönettiği “Bir Gece Kadar Uzak”, Antakya’da deprem sonrası konteyner kentte yaşayan ve vaktini el yapımı baterisi ile geçiren Seher’in hayallerine olan tutkusu ve gerçekle olan savaşımını anlatsa da unutulmuş bir kentin çehresini bize yeniden hatırlatıyor.

Dalya Keleş’in yazıp yönettiği “Yerçekimi”, okulda erkeklerle oynarken olduğu gibi kabul görmeyip bir kenara itilen, kızlar grubuna da uyum sağlayamayan, büyüme sürecinin çetrefilli günlerinde “yerçekimine bile meydan okuyabilen” bir genç kızın hikâyesi.

Berna Sitera Değirmen’in yazıp yönettiği “Aşk ve Diğerleri” ise ırkçı ve cinsiyetçi önyargıların muhatabı olan iki yeni âşığın sevgilerine bağlılıklarının göstergesi.

DİLEK DOĞAN’I HATIRLAMAK Senaryosunu Ali Cabbar ve Erol Küçük’ün yazdığı ve Küçük’ün yönettiği “Hazirun”, siyasi protestoların göbeğinde, 20’li yaşlarındaki Ali’nin polis sirenleriyle uyanışı ve komşu dairedeki aramada “hazirun” olarak bulunmaya zorlanmasını ve o sırada yaşananları anlatıyor. Türkiye’de acılarla ikonikleşen birçok an var.

2015’te, bir ev baskınında polis kurşunuyla öldürülen Dilek Doğan’ın öldürüldüğü an da onlardan birisi. “Hazirun”, politik bir anlatının içine yerleşmiş bir başka politik anlatıyı da barındıran bir film. Kısa film gösterimlerinin ardından yapılan söyleşilerde dikkat çeken birkaç cümle de kuruldu. Ecre Begüm Bayrak, lafı hiç dolandırmadan “Günümüzde yaşadığımız koşulların adı faşizm.

Bunu dert edindik ve ortaya böyle bir şey çıkardık” dedi ve ardından tüm filmlerin yönetmenleri, “otoritenin örgütlü toplumdan daha güçlü olmadığı” mesajını verdi

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:30

AFAD ve Kandilli’nin 2 Ekim 2026 son depremler listesi

04:00

Şirket ortaklarının 4/a ve 4/b sigortalılığında ortaklık tarihi belirleyici oluyor

04:00

Özgür Özel’den milletvekillerine yeni yasama yılı uyarısı: “Baskılar artacak”

04:00

“Demokratik Cumhuriyet” söyleminin arkasında özerklik talebi olduğu savunuldu

04:00

DEPO’daki “Göç Hikâyeleri” sergisi beş sanatçının eserlerini buluşturuyor

04:00

MSB’nin haftalık toplantısı Kayseri’deki ilk uçak fabrikasında yapıldı

04:00

Hazel Köse, fon krizinde satış emirlerinin reddedilmesiyle yaşadığı mağduriyeti anlattı

Sınırlar arasında taşınan hikâyelerKültür2 Eki 04:00

DEPO’daki “Göç Hikâyeleri” sergisi beş sanatçının eserlerini buluşturuyor

mezopArt’ın düzenlediği sergi, göç ve yerinden edilmenin ev, beden, hafıza, dil ve aidiyet üzerindeki izlerini resim, video, fotoğraf, metin ve yerleştirmelerle ele alıyor. Adele Tamam, Ara Chalym, Irmak Suzan Ertaş, Persefoni Myrtsou ve Saeed Mirshekari’nin çalışmalarından oluşan sergi, DEPO’da 6 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.
Sinema salonlarında yıldız geçidi: Brad Pitt, Tom Cruise ve Anne Hathaway aynı hafta vizyonda!Kültür1 Eki 20:50

Türkiye sinemalarında bu hafta 10 yeni film izleyiciyle buluşacak

Sinema salonlarında bu hafta dram, komedi, aksiyon, gerilim, animasyon ve belgesel türlerinde 10 yapım vizyona girecek. Anne Hathaway, Tom Cruise ve Brad Pitt’in başrollerindeki filmlerin yanı sıra Linkin Park’ın dönüşünü anlatan belgesel ile yerli yapımlar da izleyici karşısına çıkacak.
İki oyuncu 22 farklı karakterle sahnedeKültür2 Eki 00:37

Timuçin Esen ve Funda Eryiğit, 22 karakterle sahneye çıkıyor

Thomas Ostermeier’in Türkiye’de ilk kez yönettiği “Değişim / Dönüşüm”, Timuçin Esen ve Funda Eryiğit’in toplam 22 karakteri canlandırdığı bir yapım olarak izleyiciyle buluşacak. Maja Zade’nin yazdığı oyun, 3 Kasım’da Zorlu PSM’de prömiyer yapacak.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri