Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Prostat kanseri genellikle ileri yaştaki erkeklerle ilişkilendirilse de son yıllarda genç erkeklerde konulan teşhislerde dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor. Yeni bir araştırma, 50 yaşın altındaki erkeklerde prostat kanseri teşhislerinin yalnızca 22 yılda dört katından fazla arttığını ortaya koydu.
Uzmanlar, bu artışın arkasında yalnızca hastalığa ilişkin farkındalığın yükselmesinin değil, günlük yaşamda giderek yaygınlaşan bazı alışkanlıkların da bulunabileceğine dikkat çekiyor.
Dünya Kanser Araştırma Fonu'nun (WCRF), İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) verilerine dayanarak yaptığı analize göre, İngiltere'de 2001 yılında 50 yaşın altındaki yalnızca 158 erkeğe prostat kanseri teşhisi konulurken, 2023 yılında bu sayı 640'a ulaştı. Aynı dönemde 50 yaşın altındaki her 100 bin erkekte yaklaşık bir olan prostat kanseri görülme sıklığı, 2023 yılına gelindiğinde 3,6'ya yükseldi.
Tıp literatüründe 50 yaşından önce teşhis edilen kanserler, ‘erken başlangıçlı kanser’ olarak tanımlanıyor. Şimdiye kadar genç yetişkinlerde artan kanser oranlarına ilişkin endişeler çoğunlukla bağırsak kanserine odaklanmıştı. Ancak yeni analiz, prostat kanserindeki oransal artışın çok daha yüksek olduğunu gösterdi.
Araştırmaya dahil olmayan, emekli prostat cerrahı ve Prostate Cancer UK'nin kurucu ortaklarından Profesör Roger Kirby, Daily Mail'e yaptığı açıklamada, hastalığa ilişkin farkındalığın artması ve daha fazla erkeğin test yaptırmasının teşhislerdeki yükselişi kısmen açıklayabileceğini söyledi.
Ancak Kirby, giderek artan obezite oranlarının ve işlenmiş et ağırlıklı beslenme alışkanlıklarının da bu yükselişte rol oynayabileceği konusunda uyardı: İşlenmiş etin önemli olduğunu düşünüyoruz. Sadece bağırsak kanseri için değil, prostat kanseri için de. Buna pastırma, sosis, hamburger gibi fast food ürünleri de dahildir. Kirby, özellikle bazı işlenmiş etlerde kullanılan nitrat ve nitritlere dikkat çekti.
Bu maddeler, bağırsak kanseri riskiyle ilişkileri nedeniyle uzun süredir araştırılıyor. Ancak işlenmiş et tüketimi ile prostat kanseri arasındaki ilişkinin henüz aynı kesinlikte ortaya konulmadığı belirtiliyor. Profesör Kirby, sağlıksız beslenme, obezite ve hareketsiz yaşam tarzına doğru yaşanan geniş çaplı değişimin de kanser oranlarındaki yükselişe katkıda bulunabileceğini belirtti.
Uzmanlara göre, özellikle son yıllarda fiziksel aktivitenin azalması, fazla kilolu ve obez bireylerin sayısının artması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi, kanser araştırmalarında üzerinde durulan önemli başlıklar arasında bulunuyor. Bununla birlikte, bu faktörlerin genç erkeklerdeki prostat kanseri teşhislerinde görülen artışı ne ölçüde açıkladığı henüz bilinmiyor.
Yeni analiz, olası nedenleri gündeme getirse de sağlıksız beslenme veya hareketsiz yaşamın söz konusu artışa doğrudan yol açtığını kanıtlamıyor. Uzmanlar, prostat kanseri teşhislerindeki yükselişin, genç erkeklerin hastalığa yakalanma olasılığının mutlaka aynı oranda arttığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Londra Queen Mary Üniversitesi Üroloji ve Robotik Cerrahi Profesörü Prabhakar Rajan, hastalığa ilişkin farkındalığın yükselmesi, test sayısının çoğalması ve teşhis yöntemlerindeki değişikliklerin istatistikleri etkileyebileceğini söyledi. Profesör Rajan, Analiz, önemli eğilimleri ortaya koyuyor ancak bunların nedenlerini tespit edemiyor ifadelerini kullandı.
Bu nedenle araştırmada belirlenen artışın ne kadarının hastalığın gerçek görülme sıklığındaki değişimden, ne kadarının daha fazla vakanın tespit edilmesinden kaynaklandığının anlaşılması için yeni çalışmalara ihtiyaç duyuluyor. Dünya Kanser Araştırma Fonu'nun analizinde, 50 yaşın altındaki kişilerde görülen diğer kanser türleri de incelendi.
Sonuçlar, erken başlangıçlı kanserlerdeki artışın yalnızca prostat kanseriyle sınırlı olmadığını gösterdi. İngiltere'de 2001 yılında 50 yaşın altındaki kişilerde 1. 289 bağırsak kanseri vakası kaydedilirken, 2023 yılında bu sayı 2. 989'a ulaştı. Aynı dönemde bağırsak kanserinin görülme sıklığı da 100 bin kişi başına 3,9'dan 8,4'e yükseldi. Böbrek kanserinde yıllık vaka sayısı 510'dan 1.
065'e çıkarak iki katından fazla arttı. Rahim kanseri vakaları 335'ten 698'e, karaciğer kanseri vakaları ise 160'tan 278'e yükseldi. Pankreas kanserinde de benzer bir eğilim görüldü. Bu kanser türündeki yıllık vaka sayısı 255'ten 346'ya çıktı. Araştırmada incelenen kanser türleri arasında en fazla teşhis edilen hastalık ise meme kanseri olmaya devam etti. Meme kanseri vaka sayısı 2001 yılında 6.
886 iken 2023 yılında 8. 507'ye yükseldi. Bu da yaklaşık yüzde 24'lük bir artış anlamına geliyor. Dünya Kanser Araştırma Fonu'nun araştırma ve politika genel müdürü Dr. Giota Mitrou, açıklanan verilerin halk sağlığı açısından ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mitrou, araştırmanın yalnızca bağırsak kanserine odaklanmanın yeterli olmadığını gösterdiğini belirterek, Bu bulgular, İngiltere'deki erken başlangıçlı kanser tablosunun sadece bağırsak kanseriyle sınırlı olmayıp çeşitli kanser türlerini de içeren çok daha geniş ve karmaşık bir tablo olduğunu göstermektedir diye konuştu.
Yeni bulgular, İngiltere'de erkeklere yönelik rutin prostat kanseri taraması uygulanıp uygulanmaması gerektiğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde açıklandı. Birleşik Krallık Ulusal Tarama Komitesi, kısa süre önce belirli bir genetik mutasyona sahip olan ve ilgili kanser türleri açısından aile öyküsü bulunan 45 ile 61 yaşları arasındaki yaklaşık 1. 500 erkeğin taranmasını tavsiye etti.
Ancak bu karar, prostat kanserinin erken teşhisi için daha geniş kapsamlı bir program oluşturulmasını isteyen kampanya gruplarının tepkisini çekti. Kampanya yürütenler, komitenin kararını yanlış bulduklarını belirterek hükümete tarama politikasının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Sağlık Bakanı Yvette Cooper'a gönderilen mektuba, geçmişte prostat kanseri geçirmiş olan Jeremy Clarkson, Sir Stephen Fry ve eski İngiltere Başbakanı David Cameron da imza attı. Eski Başbakan Rishi Sunak da girişime destek veren isimler arasında yer aldı. Profesör Roger Kirby, prostat kanseri riski konusunda endişe duyan erkeklerin, prostat spesifik antijen (PSA) testi hakkında doktorlarıyla görüşmelerini önerdi.
Uzmanlar, bu yükselişte farkındalığın artması ve testlerin yaygınlaşmasının yanı sıra obezite, sağlıksız beslenme ve işlenmiş et tüketiminin de rol oynayabileceğini belirtiyor.
Kaynak: Hürriyet