ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. 10 günde 3 kadın cinayeti… İzmir'de kadınlar sokağa çıktı
Gündem

10 günde 3 kadın cinayeti… İzmir'de kadınlar sokağa çıktı

İzmir'de son 10 günde 3 kadının öldürülmesine tepki gösteren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 23 Ekim 2026 21:36·Güncelleme: 23 Ekim 2026 21:54·5 dk okumaBu haber 643 kez okundu
10 günde 3 kadın cinayeti… İzmir'de kadınlar sokağa çıktı
10 günde 3 kadın cinayeti… İzmir'de kadınlar sokağa çıktı
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

İzmir'de son 10 günde Seferihisar'da Ebru Serep, Çeşme'de Pınar Güneş ve Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün öldürülmesi, kadın cinayetlerine yönelik tepkileri artırdı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, yaşanan 3 kadın cinayetine dikkat çekmek amacıyla İzmir Barosu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Son 10 günde yaşanan kadın cinayetlerini hatırlatan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, kadınların öldürülmeden önce korunması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: Seferihisar'da Ebru Serep, eskiden birlikte olduğu itfaiye eri Abdullah Karabina'nın evini ateşe vermesi sonucu ağır yaralandı. Günlerce hastanede yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetti.

Fail hakkında daha önce uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştı. Ama bu karar Ebru'yu korumaya yetmedi. Çeşme'de 28 yaşındaki Pınar Güneş, iki erkeğin karıştığı silahlı saldırıda vuruldu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin soruşturmada dört kişi tutuklandı. 22 Ekim'de ise Menemen'de avukat Özge Penbegül, nişanlı olduğu polis memuru tarafından silahla öldürüldü. Üç kadın, üç ayrı cinayet.

Üç ayrı hayat yarım bırakıldı. Üç kadının ailesi, sevdikleri, arkadaşları bugün onların yokluğuyla karşı karşıya. Biz artık kadınların öldürülmesinin ardından aynı açıklamaları yapmak istemiyoruz. Kadınlar öldürülmeden önce önlem alınsın, kadınlar hayattayken korunsun istiyoruz!

ARTIK YETER Kadın cinayetlerinin yalnızca İzmir'le sınırlı olmadığını vurgulayan Akın, platformun Eylül 2026 raporuna göre bir ayda 28 kadının öldürüldüğünü, 19 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu belirtti. Akın, şöyle devam etti: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak açıkladığımız Eylül 2026 raporuna göre yalnızca bir ayda 28 kadın öldürüldü, 19 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 28 kadından 23'ünün hangi gerekçeyle öldürüldüğü tespit edilemedi. Kadınların yarısı evlerinde, 15'i ise ateşli silahlarla öldürüldü. Bunlar yalnızca rakam değil. Her birinin bir adı, bir hayatı vardı. Her birinin geride kalan ailesi, yakınları ve sürdürülmesi gereken bir adalet mücadelesi var.

Kadınlar evlerinde, sokaklarda, işyerlerinde; evli oldukları, birlikte oldukları ya da eskiden birlikte oldukları erkekler tarafından öldürülüyor. Ve biz her ay yeni isimler açıklıyoruz. Her ay yeni ailelerle tanışıyoruz. Her ay başka kadınların adalet mücadelesine omuz veriyoruz. Artık yeter! Kadınların yaşaması için daha kaç kadının öldürülmesi gerekiyor?

KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEBİLİR Koruma mekanizmalarının uygulanmasının önemine dikkat çeken Akın, Özge Penbegül'ün bir polis memuru tarafından öldürülmesi nedeniyle kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri önlenebilir. Bunun için yasalar var, koruma mekanizmaları var.

Ama mesele bu yasaların uygulanması, kadınların gerçekten korunması. Ebru Serep'in öldürülmesi bize bunu bir kez daha gösterdi. Bir kadın şiddetten korunmak için başvurmuşsa, uzaklaştırma kararı alınmışsa devletin görevi o kararın uygulanmasını sağlamaktır. Kadın öldürüldükten sonra yapılan açıklamalar, başlatılan soruşturmalar onu geri getirmiyor.

Özge Penbegül'ün bir polis memuru tarafından öldürülmesi de başka bir sorumluluğu önümüze koyuyor. Kadınları korumakla görevli kurumlarda çalışan erkekler de kadın cinayetlerinin faili olabiliyor. Kadınların yaşamını korumakla görevli bir polis memuru bir kadını öldürüyorsa, burada yalnızca failin değil, kamu kurumlarının denetim ve sorumluluk mekanizmalarının da sorgulanması gerekiyor.

SİLAHLARI KİM DENETLİYOR İzmir'de öldürülen Pınar Güneş ve Özge Penbegül'ün ateşli silahlarla yaşamını yitirdiğini hatırlatan Akın, şiddet riski bulunan kişilerin silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: Bir diğer mesele de silahlar. Eylül ayında öldürülen kadınların yarısından fazlası ateşli silahlarla öldürüldü. Pınar Güneş ve Özge Penbegül de silahla öldürüldü.

Kadınları tehdit eden erkekler silahlara nasıl erişiyor? Bu silahları kim denetliyor? Şiddet riski bulunan erkeklerin silahlara erişimini engellemek için neden yeterli önlem alınmıyor? Kadınların yaşamı söz konusuyken hiçbir ihmal kabul edilemez. 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı. Uzaklaştırma kararlarının ihlalleri karşılıksız bırakılmamalı. Şiddet tehdidi altındaki kadınların başvuruları ciddiye alınmalı.

Görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri de hesap vermeli. Kadın cinayeti davalarında cezasızlığa yol açan uygulamalara son verilmeli. Kadınları öldüren erkeklerin haksız tahrik ve iyi hâl indirimleriyle daha az ceza almasını kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldı. Ama biz İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Kadın cinayetleri kader değil!

Önlenebilir cinayetler karşısında sorumluluğunu yerine getirmeyenler hesap vermeli! KADINLAR GÜVENDE DEĞİL Basın açıklamasında konuşan avukat Hatice Aslan Atabay da son dönemde yaşanan kadın cinayetlerine tepki gösterdi.

Kadına yönelik şiddetin yargı mekanizmalarınca basit tehdit olarak değerlendirilmesini eleştiren Atabay, şunları söyledi: Öfkeliyiz çünkü kadınlar güvende değiliz, kadına yönelik şiddet basit bir tehdit değil. Sürekli yargı mekanizmalarınca basit tehdit olarak adlandırılan şiddet, basit bir tehdit değildir. Kadına yönelen ve ataerkiden beslenen hiçbir şiddet basit değildir. Bir şey mi yapmamız lazım?

Hepimiz bu duyguya kapıldık bugün. O zaman amasız, fakatsız, acabasız kadınların yanında durun. Bir şey mi yapmak istiyorsunuz? Memleketin bir tek meselesi kadının nafaka hakkıymış gibi kadının ekonomik olanaklarını sıfırlayıp şiddete mahkûm eden anlayışı reddedin. Kadınların yaşam hakkını korumak mı istiyorsunuz? Öncelikle erkeği kadının sahibi gibi gören anlayışı her türlü reddedin.

Kadının davranışını, kıyafetini yargılamayı bırakın. Kadınların yaşam hakkının korunması, müstehcenlik soruşturmalarıyla, LGBTİ+'lara yönelik baskı ve tutuklamalarla korunmaz. Aksine bu politikaları üreten mekanizmalar, asıl failleri görmezden gelip kadın cinayetlerinin önünü açmaktadır. Dün meslektaşımıza silah çeken bir kamu görevlisiydi.

Silah kullanma yetkisi olan bir kamu görevlisiydi ve bu hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir sonuçtu. Kadınların can güvenliği sağlanmadıkça aile de umurumuzda değildir. Aileyi korumak mı istiyor yargı sistemi? En yüksek kanun yolu olan Yargıtayın, kadının kişilik haklarını yok sayan kararlarına bir baksın.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

22:49

Hakkı Bulut İstanbul’daki restoran sahnesinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı

22:27

Bakan Fidan: Bölgesel meselelerin çözümünde sorumluluk almaya devam edeceğiz

22:26

A101 29 Ekim 2026 aktüel ürünler kataloğu

22:08

Mehmet Ali Yüksel başkanlığındaki CHP İstanbul İl Yönetimi açıklandı

21:47

Sancar: Türk devletleri bilimde yarışmalı

21:44

Cevizlibağ’da seyir halindeki kamyonun iki lastiği peş peşe çıktı

21:29

On Numara sonuçları sorgulama 2026: Büyük ikramiye çıktı mı? 28 Ağustos 2026 MPİ On Numara bilet sorgulama ekranı ve kazanan numaralar

Cumhuriyet Bayramı coşkusu İzmir’e yayılacakGündem23 Eki 10:35

Cumhuriyet Bayramı coşkusu İzmir’e yayılacak

İzmir, Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümünü fener alayı, havai fişek gösterileri ve kentin dört bir yanındaki konserlerle kutlayacak. Yelken yarışlarından spor turnuvalarına uzanan programla Cumhuriyet coşkusu, 29 Ekim öncesinde İzmir’i saracak.
23 Ekim - 15 Kasım Merkür Retrosu: Zehir mi, şifa mı?Gündem23 Eki 11:46

23 Ekim - 15 Kasım Merkür Retrosu: Zehir mi, şifa mı?

Karma Astrolog İnci Hacıyusufoğlu, 23 Ekim-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Akrep burcundaki Merkür Retrosu'nun ilişkilerden finansal kararlara kadar birçok alanda geçmişle yüzleşme, içsel arınma ve ruhsal dönüşüm sürecini beraberinde getireceğini belirtiyor.
Hukukçu Dayanışması Topluluğu, ‘yargıda torpili’ itiraf eden Av. Gökhan Ağdemir hakkında TBB ve bakanlığa dilekçe sundu: Avukatlık ruhsatının geri alınması istendi!Gündem23 Eki 04:00

Hukukçu Dayanışması Topluluğu, ‘yargıda torpili’ itiraf eden Av. Gökhan Ağdemir hakkında TBB ve bakanlığa dilekçe sundu: Avukatlık ruhsatının geri alınması istendi!

Hukukçu Dayanışması Topluluğu üyesi 19 avukat “yargıdaki torpili” itiraf eden eski Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Av. Gökhan Ağdemir hakkında Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) ve Adalet Bakanlığı’na ayrı ayrı dilekçe sundu. Avukatlar, disiplin soruşturması ve kovuşturması açılmasını, meslekten çıkarılması ile avukatlık ruhsatnamesinin geri alınmasını istedi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri